“´¯¥¯`” (gönül...'s profileSALAT VE SELAM BASTA EFE...PhotosBlogListsGuestbook Tools Help

Image and video hosting by TinyPic 

     

 

                              

 

                                                                                                       

   

065   

065

 

 

arkadaslar neden bilmiyorum ama e-posta adresim kapatılmıs

e-posta yollamak isteyenler maillerini

menzilasigi@gmail.com

adresine yollasınlar lütfen

Comments (423)

Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


Don't have a Windows Live ID? Sign up

?ui=2&view=att&th=124e25089859ebcb&attid=0.1&disp=attd&realattid=ii_124e25089859ebcb&zw
 
Toplumda bir insanın "temiz kalpli ve iyi biri" olarak bilinmesi oldukça önemli ve güzel bir özelliktir. Ancak "kalp temizliği"nin toplum içindeki öneminden yola çıkarak, "ben insanlara hiç kötülük yapmıyorum, gerektiğinde insanlara arada sırada yardım ediyorum" demek de, Kuran ahlakının tam anlamı ile yaşandığı anlamına gelmez. Ayrıca böyle düşünmek, insanın kendini aldatmasından başka bir şey değildir. Kuran ahlakı kazanmadan yapılan ve din ahlakından uzak yaşayan toplumun kendi değer yargılarına göre "iyilik" olarak kabul edilen bir davranışın, Allah Katında herhangi bir değeri olmayabilir. İçeriği ne olursa olsun yapılan işin Allah nazarında "iyi" ve "geçerli" olmasının temel şartı, bunun Allah`ın rızasına uygun olmasıdır. Kuran`daki bu ölçülere örnek olarak aşağıdaki ayetleri verebiliriz:

"Hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram`ı onarmayı, Allah`a ve ahiret gününe iman eden ve Allah yolunda cehd (mücadele) edenin (yaptıkları) gibi mi saydınız? (Bunlar) Allah Katında bir olmazlar. Allah zulmeden bir topluluğa hidayet vermez." (Tevbe Suresi, 19)

Başka bir ayette ise şu şekilde bir örnek verilmektedir:

"Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik, Allah`a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine rağmen, onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa, isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve mücadelenin kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır." (Bakara Suresi, 177)

Kuran Ahlakının Temeli Allah Rızası ve Allah Korkusudur

İnsanlar, yolda gördüğü hayvanlara yiyecek vererek, komşularıyla iyi geçinerek, "iyi insan" olarak tanınabilirler. Bunlar tabi ki çok güzel davranışlardır. Ancak cehennemdeki sonsuz azaptan kurtulmanın, Allah`ın rızasını ve rahmetini kazanmanın yolu "iyi insan" olarak tanınmak değil, Allah`ın Kuran`da tarif ettiği şekilde salih bir mümin olmaktır.
Başta da belirttiğimiz gibi, Yüce Rabbimiz’e tam olarak teslim olmayan ve İslam ahlakının gereklerini yerine getirmeyen bir insan için "kalp temizliği"nden söz edilemez. "Benim kalbim temiz, din ahlakının gereklerini tam olarak yerine getirmesem de olur" mantığıyla yaşayanlar ve bunu ısrarla devam ettirenler, kendilerince insanları aldattıklarını sanabilirler, oysa yalnızca kendilerini aldatmaktadırlar. Bu ifade ancak, Kuran ahlakının gereklerini uygulamaktan kaçınan ve yanlış bir yaşam tarzını Müslümanlık olarak göstermeye çalışan bir insanın yanlış zihniyetidir. Bu samimiyetsiz tavırların asla kabul görmesi mümkün değildir. Çünkü Allah kalplerin özünde saklı olanları bilendir. Bir Kuran ayetinde şöyle bildirilir:

… Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir. (Al-i İmran Suresi, 119)

Kuran ahlakını yaşamak, insanı dünyevi değerlere ve diğer insanlara duyulan her türlü bağımlılıktan özgürlüğe kavuşturur. Bu üstün ahlaka sahip bir mümin, insanların değil, Allah’ın rızasını gözetir. Yalnızca Allah’tan korkar, herşeyin O’nun kontrolünde olduğunu bilir. Bu korku onu Allah’ın sınırlarını titizlikle korumaya yöneltir, nefsinin öne sürdüğü tüm bahaneleri susturur. Kuran ahlakının temeli de zaten Allah’a duyulan saygı dolu korku ve O’nun rızasını kazanmaya yönelik gösterilen ciddi çabadır. Yüce Allah bu gerçeği şöyle bildirmiştir:

"Binasının temelini, Allah korkusu ve hoşnutluğu üzerine kuran kimse mi hayırlıdır, yoksa binasının temelini göçecek bir yarın kenarına kurup onunla birlikte kendisi de cehennem ateşi içine yuvarlanan kimse mi? Allah, zulmeden bir topluluğa hidayet vermez. " (Tevbe Suresi, 109)


Ayşe Demir
--------------------

--
Ezan, bir şehrin ufuklarında yankılandığında, şehrin biçimsizliği
ortadan kalkar; sokaklar, caddeler, meydanlar, duvarlar Kâbe'nin
eteğine doğru savrulur. Sanki sesten ötürü bir Kâbe inşa edilir
kulakların eşiğinde.(SENAİ DEMİRCİ)

2 hours ago


Esselamu Aleyküm Ey Güzel İnsanlar !


Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, cehennemden kurtuluş olan, bir Onbir Ayın Sultanı'nı daha uğurluyoruz. Artık gönüllerde bayram esintileri esmeye, ruhlarımızda Ramazan-ı Şerifin sağanak sağanak yağan rahmet çağlayanlarının hazzını derinlemesine duymaya başladık.
Evet bu mübarek ayda tutulan oruçlar, verilen sadakalar, yapılan yardımlar, okunan Kuran-ı Mucüz-ül Beyandan esintiler, Kudret-i Sonsuzun nezdinde öyle büyük mükâfatlara mazhar oldu ki; bu kutlu zaman dilimine ulaşıpta ondan istifade edemeyen gafiller, büyük bir kayıp içine düştüler maalesef.
Bayram, esasen Rabbi Rahimimizin bizleri affettiği gün olacaktır. Büyük alim, ALLAH dostu Alvarlı Efe Hazretleri :

Mevla bizi affede,
Bayram o bayram olur,
Cürm-ü hatalar gide,
Bayram o bayram olur,

Nağmeleriyle, gönül pınarındaki esintileri bizlere aksettiriyor ve cehennemden azat olduğumuz kurtuluş günümüzün bizim esas bayramımız olacağını bizlere hatırlatıyor.
İnanan insan da esasen bu gerçek bayramlara ulaşabilmenin endişesi ve düşüncesi içinde olmalı, her davranışını "büyük buluşma" ya göre ayarlamalıdır.


Rabbim Ramazan Bayramınızı mübarek eylesin.

Bayram İslam Alemi namına hayırlara vesile olur inşaALLAH..

Rabbim mazlum kardeşlerimizi zalimlerin zulmünden
kurtarsın.

Ümmet-i Muhammed arasındaki ayrılıkları birliğe çevirsin.

Küffara karşı sesimizi gür, kılıcımızı keskin,

yöneticilerimizi de Hakk ile hükmedenlerden eylesin inşaALLAH...

Siz Değerli, Kıymetli Gönül Dostların ve de Tüm inananların Ramazan Bayramını en içten dileklerimle tebrik eder, Rabbimizin bizi affettiği gerçek bayramlarda buluşmayı temenni ederim.

ALLAH(c.c.)'a emanet olun.








-Allahü Teâlâ buyuruyor ki:

“Ey iman edenler! Eğer siz ALLAH’ın dinine yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı kaydırmaz.”

(Muhammed Sûresi 7.Âyet)

Sadakallah u-l Azim  / ALLAH doğru söyledi

***

"Güzellik bakan gözde, gözü baktıran kalpte, kalbi veren Rabb'te..."

***

Edebten Melekler Nurlandı, Edebsizlikten Şeytan Huzurdan Kovuldu.

***



Ey gönül! Lâle gibi ol ki, hâlinden sadece"Yâr"haberdâr olsun.
Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söyleyemem.
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım.
Sept. 19
 
 


Ey Âlemlerin Rabbi olan Allah’ım

Herkesin gönlünü yaratıp da
o gönüllerin isteklerini veren Sensin.

Adını konuşmaya başlayan çocuğa öğreten,
Sonra o çocuğa adını andıracak rızıkları veren yine Sensin.

Biz o çocuk gibi Sen’in lütfuna talip olduk,
Bizleri de o gibi layık olabilenlerden kıl.

Ömrümüzü, günlerimizi ve bu Cumamızı mübarek kıl.
Bizleri doğru olabilen ve de kalabilenlerden eyle!

Adının rahmetini öğrenen ve de öğretenlerden kıl
Huzuruna varırken bir çocuk timsali gibi çıkabilmeyi nasip etsın inş amin ...
slm ve dua ile aeo kib
Aug. 14
Cuma günü,günlerin en kıymetlisi,Müslümanların bayramıdır.Diğer bayram günlerinden daha kıymetlidir.
Adem aleyhisselam,Cuma günü yaratıldı.Cuma günü Cennetten çıkarıldı.Cennettekiler Allah'u Teala'yı Cuma günleri göreceklerdir.Allah'u Teala Cuma gününü Müslümanlara mahsus kılmıştır.Cuma namazı vaktinde alış-veriş günahtır.
Cuma günü yapılan ibadetlere,başka günde yapılanların,en az iki katı verilir.Buna karşılık,Cuma günü işlenen günahlar da iki kat yazılır.Cuma günleri,duanın kabul olacağı bir an vardır.Cuma'nın gündüzü,gecesinden daha kıymetlidir.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
''Birmüslüman,Cuma günü gusul abdesti alıp,Cuma namazına giderse,bir haftalık günahları inş af olur ve her adımı için sevap verilir.''
''Cumartesi günleri Yahudilere,Pazar günleri Hıristiyanlara verildiği gibi,Cuma günü de,Müslümanlara verildi.Bugün;Müslümanlara hayır,bereket ve iyilik vardır.''
''Cuma günü geldiği için sevinen bir mümine,kıyamete kadar hergün,o kadar sevap verilir ki,adedini Allah'u Teala bilir.''
''Cuma günü vefat eden müminlere şehit sevabı verilir ve kabir azabından korunur.''
''Günlerin en kıymetlisi cuma dır.Cuma günü Bayaram günlerinden ve Aşura gününden daha kıymetlidir.Cuma dünyada ve Cennette müminlerin bayramıdır.''

selametle dua ile kalın cumanız mübarek olsun arkadaşım allaha emanet olun
Aug. 7
 
 
Allahım, şayet ismimi saîdler defterine yazdıysan, orada sabit kıl. Şayet ismimi şakiler defterine yazdıysan oradan sil. Çünkü Sen buyurdun ki, ‘Allah dilediğini
siler yok eder, dilediğini de sabit bırakır, Levh-i Mahfuz Onun katındadır.”12
Bu idrak ve şuur içinde ihya edeceğimiz Berat Gecesinin hepimiz için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Haktan niyaz edelim
berat kandili tüm islam alemine hayırlara vesile olması dilegiyle kandiliniz mubarek olsun
rabbim yar ve yardımcımız olsun
Aug. 5
http://img188.imageshack.us/img188/77/beratkandiliu.jpg

BEREKETLİ VE FEYİZLİ OLMASI SEBEBİYLE MÜBAREK, KULLARIN AF VE TEMİZE ÇIKMASI SEBEBİYLE BERAAT , MÜ'MİNLERİN İHSANA KAVUŞMASI NEDENİYLE RAHMET OLAN BU GÜNÜ ve GECESİNİ İHYA EDELİM.

Ramazan ayının habercisi mübarek Berat Kandili’dir. Yüce Allah’ın sınırsız af, merhamet, yardım ve bereketine vesile olan bu geceye erişmenin heyecan ve mutluluğunu yaşamaktayız.

Müslümanların, Yüce Allah’ın bağışlamasıyla günahlardan kurtulacağı umularak bu geceye Berat gecesi denmiştir.

Dindarlık dünya ve ahiret, madde ve mana dengesine; akıl, düşünce, duygu ve bilginin ahenkli şekilde buluşturulmasına dayanır. Günümüzde ferdi ve toplumsal hayatımızdaki maddi ve manevi değerler dengesi madde lehine bozulmuş, manevi değerler erozyona uğramış, dünyevîleşme, bencillik, kişisel çıkarcılık, kendini beğenmişlik, nemelazımcılık, dedikodu ve tahammülsüzlük gibi olumsuzluklar dünyaya bakışımızda ve ilişkilerimizde öne çıkmış, neticede bütün bunlar ruh sağlığımızı ciddi anlamda bozmaya başlamıştır. Bu beşeri zaafların etkisinin artması sadece ferdi ve ailevi mutluluğumuzu değil, toplumsal hayatımızı, barış ve huzur, dayanışma ve kardeşlik içinde yaşayabilmemizi de tehdit etmektedir.

Oysa Yüce dinimiz İslâm, insanın maddî ihtiyaçları kadar ruhî ihtiyaçlarını da dikkate almış, onun devamlı surette Yüce Yaratanla bağlantı içinde olmasına önem vermiş, insandaki pozitif değerleri öne çıkararak onu geliştirmeyi, onun özünün bozulmasını önlemeyi, insanın kendisi, çevresi ve yaratıcısı ile ilişkilerini sağlıklı bir şekilde kurabilecek bir iç barış ve güvene kavuşmasını gaye edinmiştir.

Ayrıca Yüce dinimiz, sadece ihtiyacı olana maddi yardımda bulunmayı değil, sağlıklı bir iletişim için güler yüz göstermeyi de, çevremizdeki insanlardan anlayış bekleyene anlayış, ilgi bekleyene ilgi göstermeyi, onlara doğru bilgi vermeyi de sadaka ve ibadet saymıştır.

Berat kandilinin aydınlattığı manevi ortam, bizlere böyle bir dengeli hayatı kurmamızı, dinin genel ibadet ve hayır anlayışına uygun olarak kendimiz ve çevremiz için yararlı davranışta bulunmamızı sağlayacak bir bilinç tazeleme imkanı sunmaktadır. Berat Gecesi, kendimizi yenilemek, geçmişimizi sorgulamak, geleceğimizi planlamak ve ümitlerimizi tazelemek için önümüze konulan büyük bir fırsattır.

Berat gecesini idrak eden herkes, Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’deki; “De ki, ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Zümer-53) müjdesinin farkına vararak, ümitlerini canlandırmalı, bağışlama ve bağışlanma duygularını güçlendirmelidir.

Peygamber Efendimiz; “Sizden biriniz kendisi için sevip arzu ettiği şeyi din kardeşi için de sevip arzu etmedikçe gerçek anlamda iman etmiş olamaz”, “Kim dünyada bir mümin kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir” buyurarak, sağlıklı bir toplumun oluşmasında sevgiyi, nimeti ve güzellikleri diğerleriyle paylaşmanın ve çevreyle bütünleşmenin ne kadar önemli olduğuna dikkatlerimizi çekmiştir.

Unutmamalıyız ki, dayanışma ve yardımlaşma içinde birbirimizi severek birlikte yaşamanın yolu, öfkeyi hoşgörüye, önyargıyı doğru ve gerçek anlayışa, tahammülsüzlüğü sabra, ayrılığı bütünlüğe, düşmanlığı dostluğa, kini ve nefreti sevgiye, bencilliği fedakarlığa dönüştürmek ve bütün güzellikleri birlikte paylaşmaktan geçer. Sağlıklı bir toplum olabilmek için kişisel çıkarları bir kenara bırakıp karşılıklı ilişkilerimizde doğruluk, adalet ve samimiyeti esas almalı, birbirimizi anlamaya çalışmalı, zaman zaman ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları çatışma ve inatlaşmaya gitmeden çözmeli, yapılan bireysel hataları da hoş karşılamalı ve affetmeliyiz.

Bu mübarek Berat gecesi münasebetiyle, kendimize dönelim, kalabalıklar arasında yalnızlığı ve iç hesaplaşmayı yakalayıp günahlarımıza tövbe edelim. Kendimiz, ailemiz, ülkemiz, bütün müslümanlar ve insanlık için Allah’a dua ve niyazda bulunalım.

Berat gecesinin çağımızın getirdiği sıkıntılarla bunalan ruhlara, manevi hayatın ihmaliyle daralan kalplere bir kandil olması dileğiyle Siz değerli kardeşimizin, sevdiklerinin ve Ümmet-i Muhammed’in Berat Kandili’ni kutluyor ve bu gecenin İslâm aleminin birlik ve beraberliğine, insanlığın barış ve huzuruna vesile olmasını Cenâb-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

img128/4313/sampbfbfef012ae796d7ex9.jpghttp://img104.imageshack.us/img104/9335/allahrazolsunls0.jpg
Aug. 5
ecidal .wrote:


 
Kalp Temizliği İçin

Kalbi temizlerken dört engel çıkar:

1- Mal sevgisi: Malın kendisi değil, sevgisidir. Kalbi temizlemek, ahireti kazanmak için malın önemi büyüktür. Fakat mal sevgisi engeldir. Mal sevgisini kalbden çıkarmalıdır!

2- Makam sevgisi: Ahiret nimetlerini elde etmek için makam ve mevki elbette iyidir. Mal gibi makamın da kendisi değil sevgisi engeldir. Hizmet için bir makama talip olmak başka şey, nefsin arzularını tatmin için makam sahibi olmak ayrı şeydir.

3- Yabancı sevgi: Allah sevgisinden başka her sevgiyi kalbden çıkarmalıdır!

4- Günah: Her günaha tevbe etmelidir! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kim günah işlerse, kalbinde siyah bir nokta hasıl olur. Tevbe ederse silinir. Günahlara devam ederse, o leke büyüyüp kalbin tamamını kaplar.) [Nesâî]

Bu dört engeli aşmak için dört şey gerekir.

1- Çok yememek, helalinden yemek.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Çok yiyip içmekle kalbinizi öldürmeyin!) [İ.Gazali]
(Haram karıştırmadan, kırk gün helal yiyenin kalbi nurla dolar. Kalbine nehir gibi hikmet akar. Dünya sevgisi kalbinden çıkar.) [Ebu Nuaym]

2- Çok uyumamak.
Çok yiyen çok su içip çok uyur. Çok uyuyan da Kıyamette pişman olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Allahü teâlâ, çok yiyip içeni ve çok uyuyanı sevmez.) [İ.Gazali]

3- Çok konuşmamak.
Hadis-i şerifte, (Çok konuşan çok hata eder, çok günah işler. Çok günah işliyen de, Cehenneme gider) buyuruldu. (Ebu Nuaym)

4- Kötülerden uzak durmak.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Kişinin dini, arkadaşının dini gibidir, kiminle arkadaşlık ettiğinize dikkat edin.) [Hakim]
tüm kardeşlerimin kandilini tebrik eder, Allah (cc) dan daha nice kandillere bizleri sağlık, mutluluk ve huzur içinde ulaştırmasını, ülkemize, tüm islam ve insanlık alemine de hayırlara vesile olmasını dilerim..

selam ve dua ile...
Aug. 5
http://img31.imageshack.us/img31/6974/09072009cumamesaji.jpg


Muhabbet iki türlü olur; birisi manay-ı harfidir ki; Allah namına ve hesabına mahlukatı sevmektir. Her şeyi Allah’ın isim ve sıfatlarına bir ayna, bir vasıta olmasından dolayı sever. Aslında sevdiği şey eşyanın kendisi değil, eşyanın üstündeki parlayan İlahi isimlerdir. Dostluğa da bu nazarla bakılabilir.

Diğeri ise; manay-ı ismidir; mahlukatı kendi namına ve hesabına sevmektir. Yani Allah’ın bir eseri, bir sanatı olduğu için değil, sadece nefse bir fayda veya lezzet verdiği için sevmektir. Bu çeşit sevgiler meşru değildirler. Hem devamsız ve esassız bir sevgi ve dostluktur. Zira bu tarz  sevgi; safi ve katıksız değil, karşılıklı menfaat üzerine kurulmuştur.

Peygamber efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) farzı muhal olarak; manay-ı ismi olarak birisini dost edinseydim, Hazreti Ebu Bekir (radıyallâhu anh)’ı dost edinirdim sözü ile; Hazreti Ebu Bekir (radıyallâhu anh)’ı taltif ve tazim ediyor. Dostluk ve kardeşliğin vefasını bu vecihle gösteriyor.

Üstad'ın fenafil ihvan ifadesi; bu vefa ve tazimin bir başka ifade şeklidir. Yani kardeşlik ve dostluk öyle bir şey ki; kardeşinin menfaati için gerekirse kendi menfaatinden vazgeçebileceksin. Her türlü menfaat ve tazimde kardeşinin nefsini kendi nefsinden ileri sürmesini bileceksin anlamındadır. Sahabelerdeki isar * denilen haslet budur. Yani, kendi hissiyat-ı nefsaniyesini unutup, kardeşlerinin meziyat ve hissiyatıyla fikren yaşamaktır.


Üstad bu meseleyi şu şekilde izah ediyor: Sahabelerin, sena-i Kur'aniyeye mazhar olan "İsar hasletini" kendine rehber etmek, yâni hediye ve sadakanın kabulünde başkasını kendine tercih etmek; ve hizmet-i diniyenin mukabilinde gelen menfaat-ı maddiyeyi istemeden ve kalben taleb etmeden, sırf bir ihsan-ı İlâhî bilerek, nâsdan minnet almıyarak ve hizmet-i diniyenin mukabilinde de almamaktır.(Çünki hizmet-i diniyenin mukabilinde dünyada bir şey istenilmemeli ki ihlâs kaçmasın. Çendan(onca) hakları var ki, ümmet onların maişetlerini temin etsin. Hem zekâta da müstehaktırlar. Fakat bu istenilmez; belki verilir. Verildiği vakitte, hizmetimin ücretidir denilmez. Mümkün olduğu kadar kanaatkârane başka ehil ve daha müstehak olanların nefsini kendi nefsine tercih etmek  sırrına mazhariyetle, bu müdhiş tehlikeden kurtulup ihlâsı kazanabilir..

Şu dünyada en bahtiyar amel insanın dost ve kardeşine mürüvvetli ve vefalı olmasıdır.

Selâm ve dûa ile...

***********************


* isar :  Kendisi muhtaç olduğu halde başkasına nimet vermek, cömertlik, ikrâm. * Yumuşatmak. * Dökmek, serpmek. Saçmak.

img128/4313/sampbfbfef012ae796d7ex9.jpg

July 10

http://img2.blogcu.com/images/g/u/l/gulalee/gkks_1238360091.jpg

Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma.
Bütün kapılar kapansa bile
sonunda "O" kimsenin bilmediği patikalar açar.

Sen şu an göremesen de,
dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var.

Şükret ! İstediğini elde edince şükretmek kolaydır.
Sufi; dilediği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.
 

~ Tebrizli Şems ~

her daım her hale şükredelim yeter ki...
dua ve sabırla...

http://img03.blogcu.com/images/g/u/l/gulaleee/kzytc_1245019510.png
July 8
http://img33.imageshack.us/img33/8189/cumarbg.jpg

Yürek nükleer güç merkezidir. Sevdiği zaman sevdigine cennet, sevmediği zaman nefret ettigine cehennem kesilir…

insanın kazanılması ne denli büyük bir saadetse kaybedilmesi de o denli korkunç bir felakettir...

Bir benimle ne çıkar demeyeceksin, baharın haberini karın altında kı
şa inat açan kardelenlerin verdiğini unutmayacaksın...

Kim var diye sa
ğa sola bakmayacaksın, ben varım diyecek ve yürüyeceksin...

önce seveceksin, garazsız ve ivazsız, pazarlıksız, bedelsiz seveceksin, sevginin illeti ölümsüz olacak ki sevgin de ölümsüz olsun.

Bir insanın yüre
ğinin aydınlanmasına vesile olduğunda dünyanın tapusunu sana vermişler gibi sevineceksin.

Onu kınamak yerine karanlık yüre
ğine ışık tutacak, sevgiden oltanı gönül ummanına şefkatle atacaksın...

July 3
besmele1.gif (2505 bytes)                            anim1.gif (27244 bytes) 



                                       

 
                         ÖYLE BİR SEVGİLİ SEVİNKİ HERKESİN KAPISI KAPANDIGINDA ONUN KAPISI ACIK OLSUN
 


Sevmek çok zor ama bir o kadar da şerefli bir duygudur. Zordur; çünkü sevmek, sevilenle seven arasında menfaate dayalı olmayan bir ilgiyi gerektirir.

Karşılıklı fedakârlığı, vefayı gerektirir. Cefaya karşı sabrı, sert rüzgârlara karşı dağılmamayı gerektirir. Sevmek, sevileni kırmamayı, ona karşı yanlış yapmamayı, kendi isteklerini sevilenin isteklerine tercih etmemeyi gerektirir.

İsterseniz çocuğunuzu, isterseniz eşinizi, isterseniz bir canlıyı, çevreyi veya başka bir şeyi sevin. Sonuç değişmez.

Hayatın zor labirentlerinde bu metaneti yitirmeden yürümeniz şarttır.

Biz bugün farklı bir sevgiden bahsedelim...

Biz bugün farklı bir sevgiden bahsedelim, belki sevginin esası olan sevgiden bahsedelim. Yüce ALLAH’a karşı hissetmemiz gereken sevgiden…

Şimdi şöyle bir soru sorsam ve desem ki “ ALLAH’ı seviyor muyuz?” İnanıyorum ki hepimiz “ Elbette ALLAH’ı seviyoruz” diyeceğiz. “ ALLAH (c.c.) sevilmez mi, O’na kurban olalım!” deriz. Bu duygumuzda samimiyiz de. Çünkü hiç kimse “ ALLAH’ı sevmiyorum” demez, diyemez. Hiç inanmayan bile böyle bir cümlenin yüküne talip olamaz, olmamalıdır da.

O zaman ikinci soruyu soralım ve “O zaman sevgi nedir?” diyelim. Veya bizim sevmemiz yeterli mi? O’nu sevmek mi önemli, yoksa O’nun tarafından sevilmek mi?

Ne dersiniz, bütün bu sorulara bir çırpıda makul cevaplar verebilecek miyiz?

Dilerseniz gelir İslâm tarihinin ölümsüz şahikalarından enfes satırlar okuyalım. Bakalım sevgiye nasıl bir anlam yüklemiş büyükler?

Bistamlı Beyazıd sevgi sanılan boş bir kuruntunun, duvarların yüzüne çarparken unutulmaz bir ders verir:

“ ALLAH’ı seviyorum sanırdım! Ama anladım ki, esas olan O’nun sevmesi imiş. ALLAH (c.c.) bir kulu severse, onun kalbini kendisi ile meşgul edermiş”

Doğrudur… Bistamlı Beyazıt’ın dediği gibi, sevgi eğer sevilenin sevgisini getirmeyecekse, boş bir kuruntudur. ALLAH’ı o kadar seveceksin ki, neticede O sizi sevmeye başlayacak. O zaman sizin sevginiz, O’nun sevgisine mahkûm olur. İşte o zaman O’nun gören gözü, işiten kulağı, yürüyen ayağı olursunuz.

Fudayl bin Iyaz’ın, sevgiyi tarif eden dokunaklı sözleri ruh dünyamızda depremler meydana getirecek kadar derindir. Şöyle diyor;

“ ALLAH’ı seviyormuyuz diye sorarlarsa sus, konuşma. Evet dersen, tavırların evet diyenlerinkine benzemiyor ki! O zaman da münafıklara, sahtekârlara benzersin!”

İşte size Bağdatlı Cüneyd’in cümleleri, Mevlana’nın ufkunu ne kadar da çok hatırlatıyor:

“Şu kalp ALLAH’a aittir. O’na sakın yabancıyı sokma!”

Sevgide dozu iyi anlamak şarttır. Sevgi teslimiyet ve tam bir tevekkülü gerektirir. Gayrisinden hicret ve fıkrat (ayrılık) gerektirir. Koşmak, koşmak, koşmak ve yine koşmak gerektirir.

Sevginin kapısı hiç kapanmaz zira. Kapıyı kapalı zannediyorsanız, sevgiliyi tanımıyorsunuz demektir. Belki de kapısı kapalı olan sevgili değildir, sevgili olamaz…

Salih Mürri, bir gün vaaz ediyor camide. Ümitsizliği kıracak sözler kullanıyor, ümidin kapılarını açıyor. Ümitsizliğin yakan bir ateş olduğunu anlatıyor. Bunu da şöyle formüle ediyor:

“ Ümitsizliği yenin. Bir insan Yüce ALLAH’ın kapısını ısrarla çalarsa, kapı mutlaka bir gün açılacaktır!”

Sözler böyleydi ve doğruydu da. Ama cemaatin arkasında bir kadın vardır ve onun dünyasında ayrı, apayrı fırtınalar kopmaktadır. O, Salih’in durduğu yerde değildir. Birden ayağa kalkar ve seslenir:

“ Daha ne zamana kadar böyle demeye devam edeceksin? O kapı hiç kapanmadı ki açılsın!”

Evet; sevgilinin kapısı hiç kapanmaz. Zaten kapısı kapanacak sevgili, sevgili değildir.

Öyle bir sevgili sevin ki, herkesin kapısı kapandığında bile O’nun kapısı açık dursun!

June 30
June 26
http://img512.imageshack.us/img512/2971/kandiltebrigirbg.jpg

Regaib Kandilidir Bugün. Bu kandil, dini literatürümüzde üç aylar olarak bilinen, Recep ayı ile başlayıp, Şaban ayı ile devam eden, rahmeti, feyzi ve bereketi bol olan Ramazan ayı ile noktalanan huzur ve maneviyat mevsimine girdiğimizin de habercisidir.

Üç aylar ismiyle şöhret bulan bu aylar ve içinde barındırdığı özel geceler, Allah’ın rahmetinin müminlere bol bol ikram edildiği, mağfiretinin, lütuf ve kereminin üzerimize sağnak sağnak yağdığı zaman dilimleridir. Zira bu günlerde kalpler aynı duygu etrafında birleşip çarpar, eller aynı düşüncelerle semaya açılır, gözlerden aynı hissiyatın yaşları süzülürken, dillerden dua ve tespihler aynı aşkla dökülür. Ayrıca bu aylar, durup düşünmenin, geçip giden zamanın değerini idrak etmenin ve daha iyi değerlendirmenin çaba ve imkanlarını sunmaktadır bizlere. Günlük hayatın koşuşturması ve yoğun temposu içinde insan, zaman zaman gönül alemine nazar kılma ve içe doğru bir yönelişi yaşama ihtiyacı duymaktadır. İşte bu mübarek gün ve geceler böyle bir deruni muhasebeye de vesile olurlar.

İman, insanın iç aleminden başlayıp hayatının her alanını aydınlatan bir hakikat bilgisidir, bir bağlanıştır. İman, bu dünyada yalnızlığının ve faniliğinin sürekli farkında olan, fakat bu derin hakikatı göz ardı etmeye de uğraşan insanı Yüce Yaratana bağlayan ve ona hayatın nihai anlamını kavratan bir güçtür. Namaz, oruç, zekat, hac, dua ve Allah’ı anma gibi ibadetler ise bu bağlantıyı canlı tutarlar. Giderek yalnızlaşan, maddi imkanı artmasına rağmen ruhi yönelişlerini yitiren günümüz insanına bir diriliş fırsatıdır üç aylar ve kandiller. Dinî hayatımıza olumlu anlamda yeni bir heyecan, canlılık ve ivme kazandıracak olan bu mübarek ay ve geceler, Yaratıcımıza, ailemize, çocuklarımıza, vatanımıza, milletimize ve tüm insanlığa karşı görev ve sorumluluklarımızın olduğunu bir kez daha bizlere hatırlatmakta, yanlış ve kusurlarımızdan dönmemize vesile olmaktadır.

İnsan bir taraftan saygın, üstün hasletlerle donatılmış, diğer taraftan da pek çok zaaf ve kusuru bulunan bir varlıktır. Madde ve mânâ arasındaki dengenin madde lehine bozulduğu, dünyevileşen insani ilişkilerin ve değer ölçütlerinin hepimizi olumsuz yönde etkilediği zamanlarda, insanın ruhunu derin kırılmalardan ve acılardan koruyabilmek için, manen yükselirken öz eleştiriye her zamankinden daha çok ihtiyacı vardır. İlahi rahmete fazlasıyla mazhar olan bu mübarek gün ve gecelerde kendimizi sorgulamaya ve dinin manevi ikliminde gönül huzuru, istikamet ve öz güven kazanmaya, ihtiraslarımızı dizginleyip menfaat ve çekişmelerden uzak kalmaya ihtiyacımız daha da artmaktadır. Öyleyse bu mübarek zaman dilimini fırsat bilerek, aramızdaki çekişmeleri ve kırgınlıkları, şahsi menfaat hesaplarını bir tarafa bırakıp, Yüce Dinimiz’in bizden istediği, sevgi, saygı ve hoşgörü ortamının kurulmasına, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin güçlenmesine, insanî ve ahlâkî meziyetlerin yaygınlaşmasına gayret gösterelim.

Bu duygu ve düşüncelerle, Siz değerli kardeşimin , ve Ümmet-i Muhammedin Mübarek Regaib kandilini ve üç aylarını tebrik ediyor, milletçe birlik ve beraberlik içinde daha nice kandillere kavuşmayı, bütün İslam aleminin ve insanlığın barış ve huzur içinde olmasını Cenâb-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

img128/4313/sampbfbfef012ae796d7ex9.jpg
June 25
http://img198.imageshack.us/img198/9843/cumatebrigirbg.jpg

إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَىٰ وَيَنْهَىٰ عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ ۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

İnnallâhe ye’muru bil adli vel ihsâni ve îtâi zîl kurbâ ve yenhâ anil fahşâi vel munkeri vel bagy(bagyi), yeizukum leallekum tezekkerûn(tezekkerûne).

Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

Nahl 90

Sadakallahülazim  / Allah doğru söyledi

http://img194.imageshack.us/img194/9748/kuranrbg.jpg

Sana bir dua eden olsun...

Sen birine dua et..

Bilmezsin hangi kırık gönlün duasıdır......

Karanlıkları aydınlatan....

Sana ummadık kapılar açan....

Bilmezsin kimin için etti
ğin duadır.......


Seni böyle ayakta tutan....... can dostlardır

headerphoto


"Dünya çok kısa... Ahiret sonsuz olunca, sonsuzun yanında asırlar bile kısa kalır. Çok kısa küçük hayırcıklar, az bir şey. Asıl hayır ahiret hayrı..."

(02
. 02. 2001 - Avustralya, Esat Coşan Hocaefendi)

"İslâm'a hizmet her Müslümanın görevidir; sadece hocaların, müftülerin, vaizlerin, hafızların değil... Her mü'min, kendi meslek alanında ve kendi eğitim birikim, imkan ve müktesebatı (edindiği bilgiler) miktarınca, elinden geldiği kadar İslâm'a ve Müslümanlara faydalı işler yapmaya çalışmalıdır, bu ağır yükün bir kısmını üzerine almalıdır ki, İslâm payidar olsun, gelişsin, yayılsın, güçlensin. Bunun şerefi, sevabı, mükâfatı çok büyüktür. Rabbim cümlenize bu mazhariyeti (şerefi) nasib eylesin!"

(İslam Dergisi, Halil Necatioğlu,. Mart 1998)

img128/4313/sampbfbfef012ae796d7ex9.jpghttp://img104.imageshack.us/img104/9335/allahrazolsunls0.jpg

May 15

    

 
google İSMAİL DURMAZ CEP yazın BU SİTEYİ HERKESE TAVSİYE EDİNİZ HARAMLARA DİKKATEDİNİZ İZLEYİN İÇKİ ve KUMAR  ZİNA  FAİZ  AÇIK SAÇIK  GÖRÜNMEK HARAMDIR NAMAZ CENNETİN ANATTARI  HAK DİN İSLAMDIR HUZUR İSLAMDADIR HOCALARI   BİRER  BİRER  DİNLEYİN   TIKLAYIN 
http://www.youtube.com/watch?v=AxalPNBFfJA&feature=related http://xat.com/nurdestesi http://www.radyodavet.com.tr i.D 4 http://www.ismaildurmaz.tr.gg/Ana-Sayfa--.htm http://www.youtube.com/watch?v=MnjhsvMhYig http://mehmetselimpolat.blogcu.com/hanif-dosyasi_25945491.html  http://blip.tv/file/817240?utm_source=aolvideo&utm_medium=aolvideo http://blip.tv/file/816909 http://blip.tv/file/582948        http://blip.tv/file/811657 http://cid-0e370d0cafc12be7.spaces.live.com/default.aspx?sa=738469586  http://islami-sohbetler.blip.tv/file/564718/  http://audici.blogcu.com/ebu-hanife-online-izle_34573671.html http://feeds.feedburner.com/Islami-sohbetler  http://h1.ripway.com/ayancikzaviyeky/Diziler/EbuHanife.htm   http://ilahi.wordpress.com/tag/kuran/ http://dini-sohbetler.blogspot.com/2008/01/islamda-namaz-ahmet-mahmut-unlu.html http://tumfilimler.tr.gg/Dini-Filimler-2.htm http://www.islamiforum.info/Dini-Filmler/Mal-ve-Para-Sevgisi-72.html         


             CENNETİN ANATTARI  NAMAZDIR  NAMAZ  ALLAH  HEPİNİZDEN  RAZI  OLSUN
Müslümanın Hayatında Namaz İbadetin Önemidir...
 
canl__namaz.gif
May 8

YAK BÜTÜN BEN NEHİRLERİ...


Demir parmaklıkların ardında, esarete gün bağlayan sararmış kelimelerdeydim. Susturmak istedim susmalarımı. Suskunlaşan gözlerimin harfsizliğiyle daldım cümle deryalarına. Her yanımı dingin bir lügat kokusu kapladı apansız. Sevgili!Seni susuşlarım değseydi kanatlı mavilerin tüllenişine, yaralanırdı tekmil kelimesiz çırpınışlarım. Dinlemedim seni!Oysa sen beni ne çok çağlardın, sendeki ırmak bilerek. Dinmezdin...

Bense; kirpikleri kangren satır aralarına bırakıp gözlerini, gittim. Parmaklarımın soyulmuşluğuna yürümeden, peyderpey bulutların göz ıslaklığıyla düştüm peşinden. Anla beni!Düşlerimi sende tehir etmekten, düşüm olmuştu düştüğüm dış'lar. Yataklık yapamazdım artık, bendeki kör aşkın lal soluğuna. Gitmeliydim!Gitmelerin uçurumluğunda seni düşmek bile olsa yar'lıktan, gitmeliydim. Bağışla beni. Hiçkimseyi sever olmuştum gayrı...

Şimdi sen, ''Çöllerden korkmayan Mecnun'luk varsa hala, bana Leyla yüreğinde; gel... Ordaysan, gel... '' diyorsun. Evet burdayım. Beni bıraktığım yerde, Yusuf gibi kuyulardayım. Sevgili!Geleceksem; ömrümün süzgeçten geçmemiş, vasiyetsiz yıl yığınlarıyla hesaplaşıp gelmeliyim. Geleceksem; kötürüm yüzümü musalla taşlarında boğup gelmeliyim. Geleceksem; ben'siz gelmeliyim, sende Züleyha olmak için...

Biliyorum!Sen sehpaların karanlık kıyısında aşk grevindesin. Sıcak iniltileri içerek dayanabiliyorsun var yok'luğuma. Uzak bana yaslanıp, tetiğini düşüyorsun katliam yüzlü gidişlerimin. Gözlerin yağmur kardeşliğini ilan etmiş. İnan sevgili, bende sende farklı değilim. Diz üstü çökmüş çarelerim. Asaletimin çarmıha gerilişine dökülüyorum. Tek hücreli hayatlarda, saat kulesi çalınan zamanlardayım. Zamansızım... Zaman; sızım... Döküldüm benden takvim yapraklarıyla, gelemem!..

Konuşsana!Tsunami yıkıntılarının iç götürmezliğiyle neresine yürüyeceksin içimin?Yürünecek yol mu bıraktım içimde sanki?Soru işaretlerinin çengelleriyle astım, ruhumu sömüren kukla soruları. Acıyınca kanayan katilliğimi, cesedime gizledim. Gözbebeğimden çekilir mi cinayetlerim şimdi?Hangi tabut üstlenir rezilliğimi taşımayı?Ölmekten başka olmak yok bu diyarlarda... Gelemem!

Üstüme düşen gökyüzünün baygın gökkuşağından, cellat kırmızısı hayatlar beğeniyorum. 365 kez yanından geçtiğim yanmışlığım, yanık kokularını dolduruyor iç cebime. Irak Ülkesi'nin umatlarına ırak düşen çocuklarına benziyor sana ırak'lığım. Gittiğim her sen Felluce, döndüğüm her ben Bağdat. Bekleyemem sana gelmeyi. Din artık sağanak beni...

Giyotinden geçmiş uykularımın üzerini ölümle ört. Ezilmiş ezgilerin ezik notları ıslıklansın dudağında. Topal bir inşirahın cansızlığında dağıt can parçalarımı. Sevgili!Gelsem sana, kendimde getiremem bana dargın kalbimi. Gelemem...

Yak bütün ben nehirleri, savur küllerini sana. Ne de olsa sen, küllerimden de doğarsın, yeniden.Bu sensizlik susmasın beni SEVDİĞİM!.. 

Apr. 19


Ey Gül!!!

Ey Resulullah bahçesinin Gavs gülü!

Seni kim bir sabah ezanında

Yıllar yılı yatağında bulabildi ki?

Bir tas su dökülmüş gibi

O cehennemleri söndürecek

Nurlu gözyaşlarının döküldüğü sırdaş yastıktan başka

Uzun secdelerin, boyun büküşün, el açışın,

Bu kadar gülenin haline ağlamakla af isteyişin.

Tarumar dünyanın gülistana çevrilişi gizliydi senin gece yarılarında

Hani hane-i saadetten çıkıp

Ağır ağır yürürsün ya,

Hasretle yol gözleyen aşıklar meydanınar30;

Saadet sokağından tövbe mescidine doğru yürürsün ya,

Bir elinde asa bir elinde gül,

Denizlerin çalkalandığı nur ummana doğru.

Sanki önünde yürüyenin ayak izlerini takip edercesine.

Binlerce sevdalının beklediği mescide. Hani o girişin var ya

Uzatırsın ya asayı nasiplisine

Yarılır ya saflar birden bire, meleşir ya kuzuların

O mübarek selamı bir verdiğinde sallanır dağlar bir bir.

Birden bire gül kokusu sarar tövbe mescidini

Çöle yağan yağmur misali

Yürürsün mihraba doğru,

Sağa sola sadakalar dağıtırsın o nurlu nazarından ey gönül Sultanı..

Dönersin sevdiğin cihetine Ay Parçam..

Gel Ay Parçam! Yandı yüreğim gel!

Gözyaşlarımla ıslatsam yollarını,

Güller sersem yollarına nazlı Sultanım, gel özledim seni.

Gel ki gözlerim murad alsın,

Gel ki bağrımın derdine bir çare ol.

Gel! Susuz çöllere döndüm, yandım aşkın ile gel! Biçareler, ümit kapısı demiş sana gelmiş gel.

Benim ümidim,

Ömrümce kapısında dilendiğim, bir tek nazar kıl!

Ey ceddinin övündüğü yüce sultan gel..

Cuma dır bugün, bayramdır. Bu gün sevindir evlatlarını gel.

Aman Allah! Güneş yüzünden mi doğar cihana?

Beyaz sarık başında, yoksa gelen sen misin ey Can?

Bu hutbede sevda var,

Bu namazda bir hal var,

Kulluk böyle olsa gerek ya Rab!

Sanki kalabalığın arasında yapayalnız gibisin. Omuzların ne geniş, dağlar mı var üzerinde?

Derdin bitmez mi senin hiç, sen sana gelen için hep gözyaşı mı dökersin?

Ey ağlayanları güldüren, karakışları yok eden bahar yüzlüm!

Açları doyuran cömert ağam! Ey biçarelerin elinden tutan kılavuz!

Ey yol bilmezlere rehberlik eden! Ey Sadatların gözbebeği!

Işığa koşuşan pervaneler misali yine ziyarete koşuşurlar birden,

Sen dinleye dinleye yürürsün, hücreye doğru.

Kısa da olsa ikindi vaktine kadar hasretin başlar.

O mescit çıkışında Ay Parçam, yönelirsin Merkada doğru,

Yol bilmezlerin tutup elini Dosta doğru.

Senin ardından üç adım da olsa Allah için atanlara ne mutlu!

Bahçedeki kuşlar cıvıldaşıp haber verdi Merkada senin geldiğini,

Pembeleşip de girdin Sultanlar huzuruna can Sultanım..

O girişte ki kurumaya yüz tutmuş ağaca nasıl da durup bir baktın!

Ne dedin gül kokulum, ne istedin gül yüzlüm?

Seninle onlar övünüyor, şahidim.

Ustası büyük olanın çırağı küçük mü olurmuş?

Sen ustalarınla övündün, alem sneinle övünüyor ey Hak Dostu!

O mübarek Kur'anı okuyup hediye ettin ya.. Arkanda saf tutanlar senin ettiğin duaya amin dedi sadece.

Şöyle bir baktım yürüyüşüne,

Elindeki asayı yere değdirişine..

Bembeyaz nurlu sarık nasıl da yakışmış ey aşk deryası! Nazar pınarlarından damla kapanlara ne mutlu!

Sevdiklerin hatırına mahşerde de peşin sıra yürüt bizi sevdiklerine doğru. Bırakma bizi nolur!

Ne mutlu yolundan gelene, candan sevene, pişmanım diyene!

Ne mutlu çorbandan yiyene, seni görene!

Sana gönül verene ne mutlu!

Apr. 3

 

 Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket Photo Sharing and Video Hosting at PhotobucketPhoto Sharing and Video Hosting at Photobucket

                                                               Aşkıma İsyan

İşte ben sensiz geçen bir güne daha merhaba diyorum.
Tadı yokki bir somun ekmeğin,suyun,
Soluduğum havanın,
Tadı bile yok ne şekerin ne tuzun.
Yokki sevenim,

Photo Sharing and Video Hosting at PhotobucketPhoto Sharing and Video Hosting at Photobucket
Ben çiçekleri bile sevemem korkarım dikenlerinden.
Ben aşık olmadım,belki oldum göründüm.
Yaşamımdaki aşkı,
İçemedim ki o duyguyu acımı tatlımı.

Photo Sharing and Video Hosting at PhotobucketPhoto Sharing and Video Hosting at Photobucket
Sabır, sabır çektikçe ufalanır parçalanır yüreğim...
Beni bugün benimle bırakın acılarımla,
Tükenip giden umutlarımla.
Uğraşmayın benimle,
Acımayın boş çuvallar gibi atın.
Atın ne fark eder ki...

Photo Sharing and Video Hosting at PhotobucketPhoto Sharing and Video Hosting at Photobucket
Vurun be vurun;
Birde siz vurun,ne yani vurulmadık yerim mi kaldı?
Korkmuyorum ölmekten,
Artık ölüm bile bana boş geliyor.
İşte ben bunlerı yaşıyorum.

Photo Sharing and Video Hosting at PhotobucketPhoto Sharing and Video Hosting at Photobucket
İşte ben denizim.
Azgın dalgalara kapılmış bir gemi,
Yokki yok gidecek hiç bir yeri.
Photo Sharing and Video Hosting at PhotobucketPhoto Sharing and Video Hosting at Photobucket
Aşkım bu mısraları içimden geldiği gibi
yazıyorum
Biraz duygusal oldu ama bu gece şairliğim tuttu.
Ve ağlıyorum AĞLIYORUM..!
Seni bilmesemde görmesemde ne fark eder ki ben senın o tertemiz yüreğini seviyorum.
yazan cahit akay

   Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket  Photo Sharing and Video Hosting at PhotobucketPhoto Sharing and Video Hosting at Photobucket


Zor gelir sıra vedalara, üzülme gözyaşını dök bitsin…
Ayrıldığımız çarşı kafe…Hergün içinden geçtiğim,geçerken gözümü yukarılara diktiğim çarşı kafe…Ağlamıştın,ağlamıştık iki dertli çocuk gibi…Hiç ağlamadığım kadar…Bilmediğim kadar…Mendilin durur hala yanıbaşımda…Hatıramı, yalan mı,tanık mı bilemedim…Ben dindiremesem de,sen olurda ara sıra içlenir ağlarsan…Bırak gözyaşını…Dök…Bitsin
silverblink.gif picture by ea_mia
silverblink.gif picture by ea_mia

Zor gelir sıra vedalara, üzülmBir ateş düşerde yüreğine, ararsan beni sevdiğim
Bil ki yoruldum, gidemedim, uzaklarda değilim...
Yarım kalmış, çaresiz sevdaların, ilk acısında, Oynanmış, kırılmış gönüllerin, son sancısında,
Gidene dökülen gözyaşının, her damlasında,
Sevmeye küsmüş yüreğinin, tam ortasında,
Yokluğunla beni başbaşa bıraktığın yerdeyim...
sevgilerimle cahit akay
http://duygusal-ethem.spaces.live.com/http://duygusal-ethem.spaces.live.com/http://duygusal-ethem.spaces.live.com/ e gözyaşını d

t
SöyLe bana sebepsiz biter mi a$k ,, affeder mi a$k .! sin…

Zor
iyi günde kötü günde insanın yanında olabilicek sevincini üzüntüsünü paylaşabilecek gerçek dostlar bulmanız dileğiyle sevgiyle kalın allah emanet olun arkadaşlarım hayırlı akşamlar sakın gülmekten vaz geçmeyin bir gülüşünüz dünyaya beder
sevgilerimle cahit akay

    
Apr. 1
ali sönmezwrote:
Mar. 15
http://img521.imageshack.us/img521/923/cuma1by5.jpg

Bu yola herkes girer, ama dikenler ayağına batınca herkes devam edemez.
 
İslam yolu dikenlidir.

Çünkü, İslam bugün dikenlerin içinden çıkan güldür.

Bizler nasıl bir insan olduğumuzdan öte; İslamiyeti bu cemiyete nasıl tanıtacağımızı düşünmeliyiz ?..

" Kişide olmayınca haya ile edep: okuyup alim olsa yine merkep yine merkep "

Cennet SAK
/ 1999
http://img142.imageshack.us/img142/3853/yol1ls4.jpg

img128/4313/sampbfbfef012ae796d7ex9.jpg
Mar. 5