“´¯¥¯`” (gönül... 的个人资料SALAT VE SELAM BASTA EFE...照片日志列表更多 ![]() | 帮助 |
|
|
7月30日 vakt-i dua...![]() Allahım! Bana dilimle değil, halimle vazetmeyi nasip eyle, Ya Rabbi! ![]() ALLAHIM! Acizlikten, Fakirlikten, Cimrilikten, Korkaklıktan, Tembellikten, Hilekar Dosttan, Faydasız İlimden, Kabir Azabından, Ağlamayan Gözden, Sıkıntı ve Hüzünden, Ürpermeyen Kalpten, Her Türlü Hastalıktan, Hayatın Fitnelerinden, Borç altında Kalmaktan, Kabul Olunmayan Duadan, Doymak Bilmeyen Nefisten, İhtiyarlayıp Ele Avuca Düşmekten, Zalim Olmaktan ve Zulme Uğramaktan, İsyan Ettiren Fakirlikten ve Azdıran Zenginlikten, Geçmişe Kederlenmekten ve Geleceğe Kaygılanmaktan, SANA SIĞINIRIM. günün duasıGeldim, İlk gelişim değil ki, Yaşarsam biliyorum, Son gelişimde olmayacak............. Nasıl geldim ise önceleri, Yine geldim.............. Gelmem gerektiği için geldim........ Sen gelenleri red etmediğin için geldim............. Utanmadan, Sıkılmadan Arlanmadan............. Geldim............. Başka kapım yokki gidecek............ Gelişler sana olduğu için, Gidişlerin sana olması gerektiği için....... Yollların çıkışı,Varışı Sen olduğun için.......... İşlediğim, Bin kabahata, Bin günaha rağmen............... Af talebi için geldim, Bağışlaman için................ Merhametine geldim, Rahmetine.......... İçime düşen bir pişmanlık sebebi ile........ Bir kez daha, Bir kere daha Geldim........... Ümitsizler kapısı değilki kapın, Bu umut ile geldim............. Tövbeleri kabul eden olduğun için geldim............. Geldim, Bugün yine sana geldim.......... Kabul eyle ya Rabb... -------------------- 7月29日 günün duasıÖyle çaresizim ki Rabbim, çarelere ermiyor aklım… Bir yüzüm solgunken, isyankar öbür yanım… Öğütleri masal gibi dinliyorum… Nasihatler ninni misali geliyor, başımı sallıyorum.. sanki anlamış gibi… Beni takipte ızdırap.. Peşimden gelir kabuslar… Kimsem yokmuş şu dünyada senden başka! .. Merhametine uzatıyorum ellerimi… Senin rahmetinle yıkamak istiyorum kirli tövbelerimi.. Dizginle çılgınlıklarımı…affet günahlarımı.. Ey affetmeyi seven Rabbim, sil göz yaşlarımı.. Sen teselli et beni, serinlik sun şu bağrıma… Vardır bunda da bir hayır.. Hayırlı kederlerimi sen sevdir bana! .. Tıpkı geceye saçılan yıldızlar gibi, ömrüme ışık olsun, sıkıntı anlarımda ettiğim dualar.. Hüzünlerde olgunlaştır beni.. Sen yolum ol! Sen sonum ol! Sen tut elimden, sana giden yollarda nurum ol! Sen derman ol şu volkanlarıma… Sensiz bir yürek ne kadar boş! .. Dağlar kadar günahlarıma, bir avuç tövbe kırıntısı getirdim… Kabul eyle Ya Rabbel alemin… Amin… 7月13日 GÖNÜLDEN BİR DUA BU YAKARIŞIM......Bir şemsiye misali kaplamıştı karabulutlar yeryüzüne çivi kılınan dağları ,yağan rahmetin adı yağmurun gözyaşlarıydı ve diyordu ki;acaba temizleyebilirmiyim kirlenmiş , çile sarmış,küf tutmuş sokaklada gezen sevdaları yas bağlamış bu iki aykalıları diyordu....
Ayakaları ile kaldırım taşları arasına sıkışmış eziyet çeken umutlar, ayak tabanlarına yapışan ,çiğnenmiş tükürülmüş sakız gibi ,sürüklenen sevdalar ,bırakmak istemiyordu buluştuğu kaldırım taşlarını.... ve telaşla koşuyordu ayaklar sığınakları bildikleri evlerine,soğuktan üşüyorlardı aslında yüreklerindeki buzulların erime noktalarını bile bilmeden ,odun atıp ısınmaktı bir an önce amaçları ama nafile ,dibi görünmeyen aysberk gibi küresel ısınmadan nasibini alamadan asla ısınamayacaklardı....Koru sönmüş, kül tutmuş,yüreklerine çakacak ateşin ALLAHI (c.c) zikretmekten geçtiğini bilmeden her adımda biraz daha kendilerinden uzaklaşacaklardı,nereye yaklaştıklarını bile bilmeden . Umut yolculuğu diye çıktıkları yolda bekleyen tehlikelere pimi çekilmiş bomba gibi atılıp ziyan oluyordu umutların beslediği yarınlar....aslında mutmain olan bir gönülde mum ateşi kadar bile olunsa ,tevekkülle fanus geçirilse sönmeden ebedi ateşimize ve kül tutmadan kor kalabilsek sinelere sinmiş adı yalnızlık olan unutulmuşlugumuza....ve başımızı kaldırsak önce semaya sonra baksak en yakındaki kendimize ,yürüsek özümüze ve barışsak kendimizle ,giyindiğimiz beden kisvesiyle kefen yapsak nefsimize,kırsak ruhmuza vurulan prangaları ve ebedi hayata giden bu ummalı yolculukta Hz. İbrahime (s.a) yakılan ateşe su taşıyan karınca misali safımızı belirlesek ........ sen daha çok küçüksün diyen ,namaz sana farz değil diyen sahabeye cevabı'' daha dün mahallemizde bir çocuk öldü ,ölümün yaşı yokmuş onu anladım demekki namazında yaşı yok,ben secdede ölmek istiyorum '' diyen çocuk gibi yüreğimiz bedenimizdenden taşsa ,ciğerimiz yansa hakkın aşkıyla ve narıyla..korkuyla bağlanmadan sevmeyi öğretebilsek küllerimizi birileri serpiştirmeden cahil nefsimize ve yeni yetişecek filizlere .Su akarken testiyi ,ömür bitmedende terazimizin boş kefelerini doldursak boşa geçen zamanımızla ,kapayarak cehalete kapılarımzı ilimle yoğrulup amel etsek .....kendisini yiyipte çöpünü attığımız kiraz ın çöpündeki saklı şifa gibi bizde '' LA İLAHE İLLALLAH '' zikriyle hasta gönüllermize şifa bulsak lokman olan ALLAH'ın kelamıyla...ve birileri bizi bize bırakmadan ,biz hak olan yolda bize yürüyelim,yol tasavvuf yoludur ve bize bizsiz geri dönelim,şimdiden açılan minik ellere geniş yerler bırakalım yüreklerde ,korku ile ümit arasında bağlı iki arslan gibi olalım ve duracağımız noktaya bir nokta koyup orda duralım ......ECMAİN...AMİN... duygusalca kardesim gercekten cok güzel olmus yüregine saglık 5月7日 Duamiz Olmasa, Ne Ehemmiyetimiz Var?
![]() "Dua, "kul" olan insanin, "Sultanlar Sultani"nin huzuruna cikip perdesiz ve hailsiz olarak istek ve arzularini dile getirmesidir."
Insan, fitrat itibariyle aciz, zayif ve kendisinden daha yuce olup ihtiyaclarina cevap verebilecek birisine muhtac olarak yaratilmistir. Bu ozelliklerinden dolayi hayati boyunca, elde etmek istedigi fakat gucunun yetmedigi seyler icin kendisinden daha buyuk ve yuce olarak kabul ettigi bir kisim ilahlar edinmis, onlara yalvarip yakararak dua etmis ve yardim istemistir. Dua, diger insanlar icin oldugu gibi, Mu'minler icin de cok onemlidir. Cunku dua, bir ibadettir ve kullugun ozudur. Cenab-i Hakk da "Dua edin kabul edeyim" buyurarak bizleri duaya tesvik etmis ve "Duaniz olmasa ne ehemmiyetiniz var!" buyurarak, duanin bizim icin ne kadar onemli oldugunu bildirmistir. Peygamberlerin Hayatlarinda Dua
![]() Peygamber Efendilerimiz ve evliya-i izamin hayatlarina baktigimizda duanin cok buyuk bir ehemmiyete haiz oldugunu goruruz. "Rabbimiz, biz kendimize zulmettik, eger bizi bagislamaz ve bize acimazsan, muhakkak ziyana ugrayanlardan oluruz!" diyerek dua eden Hz. Adem (a.s); "..Senden baska ilah yoktur.Senin sanin yucedir, ben zalimlerden oldum" ifadeleri ile inleyip baligin karnindan kurtulan Hz.Yunus(a.s);"Rabbim, bana katindan temiz bir nesil ver. Sen duayi isitensin." nidasiyla Rabbinden "temiz bir nesil" isteyen Hz.Zekeriya(a.s); "Bu dert bana dokundu, Sen merhametlilerin en merhametlisisin" eniniyle Rabbinden sifa isteyen Sabir Kahramani Eyyub(a.s) ve diger peygamberler daima Allah'a yalvarmis ve O'ndan imdat istemislerdir. Cunku "...Mulkun sahibi olan, diledigine mulku veren, dilediginden alan; diledigini yukselten, diledigini alcaltan; hayir (mal) elinde olan ve herseye kadir olan" O'dur (c.c). Yine "Ben yenik dustum, yardim et" diyerek tazarru ve niyazda bulunan Hz.Nuh(a.s); "Rabbim, beni ve zurriyetimden bir kismini namazi kilan yap; Rabbimiz, duami kabul buyur. Rabbimiz, hesabin gorulecegi gun, anami-babami ve Mu'minleri bagisla!" nidalariyla vadileri inleten Hz. Ibrahim(a.s) ve "Allah'im, gucsuzlugumu, za'fimi ve insanlar nazarinda hakir gorulmemi Sana sikayet ediyorum. Ya Erhamerrahimin! Sen hor-hakir gorulen bicarelerin Rabbisin. Benim de Rabbimsin.. beni kime birakiyorsun? Kotu sozlu, kotu yuzlu uzak kimselere mi, yoksa isime mudahil dusmana mi? Eger bana karsi gazabin yoksa, cektigim mihnetlere, belalara hic aldirmam. Ancak afiyetin arzu edilecek sekilde daha ferah-feza, daha genistir. Ilahi, gazabina giriftar yahut hosnutsuzluguna ducar olmaktan, Senin o zulmetleri paril paril parlatan dunya ve ahiret islerinin medar-i salahi Nur-u Vechine siginirim. Ilahi, Sen razi olasiya kadar Senin affini muhtazirim! Ilahi, butun havl ve kuvvet sadece Senin elindedir." seklindeki ferah-feza ifadeleriyle sikayetini Allah'a arzeden Insanligin Iftihar Tablosu (s.a.s) ayni "Maliku'l Mulk"e teslimiyetlerini dile getiriyorlardi. Her Yerde "O" Var!
Insan, karanlik gecelerde-aydinlik gunduzlerde, yazda-kista, dagda-ovada, koyde-sehirde, her nerede ve ne zaman olursa olsun daima kendisiyle beraber olan alemlerin Rabbi'ne muhtactir. Bundan dolayi Mu'min, melce ve mence olarak yalniz O'nu bilir, O'nu tanir ve O'ndan baskasina boyun egmeyi O'na vefasizlik sayar. O bilir ki, "Rabbinize yalvararak ve gizlice dua edin, cunku O, haddi asanlari sevmez. Yeryuzu duzeltildikten sonra onda bozgunculuk yapmayin, korkarak ve umarak O'na dua edin. Muhakkak ki,Allah'in rahmeti iyilik edenlere yakindir" "En guzel isimler Allah'indir. O halde O'na onlarla (o guzel isimlerle) dua edin" "Kafirlerin hosuna gitmese de siz, dini yalniz Allah'a halis kilarak O'na yalvarin."; ".. Bana dua edin, size icabet edeyim (duaniza cevap vereyim)." buyurarak kendisine dua edilmesini emreden Hz. Allah (c.c), kapisina gelip kullugunu ilan eden ve kendisine el acip yalvaranlari huzurundan bos cevirmeyecektir. Dua Ruhun Gidasidir!
Insan, duaya muhtactir. Cunku dua, ruhun gidasidir. O, iradeyi kanatlandiran bir buyudur ve mudavimlerinden baskasi da onun bu guclu sirrini anlayamaz. Dua, esbabi asarak hem Allah'in kudretine itimadi, hem de beseri za'fi ilandir. Demek ki, insanin vazife-i fitriyesi; taallumle tekemmul ve dua ile ubudiyettir. Cunku insan bu aleme, ilim ve dua vasitasiyla tekemmul etmek icin gelmistir. Bir kutsi hadiste de ifade edildigi gibi; biz genis zamanimizda Allah'i hatirlarsak Allah da bizi hatirlayacak ve Hz. Ibrahimvari en zor ve sebeplerin tamamen sukut ettigi anlarda bize yardim elini uzatacak, atesleri bile berd u selama cevirecektir. Onun icin bizim, gerek sahsi kemalatimiz, gerekse toplumun tekemmulu adina, tam bir teslimiyet icinde her seyi O'na havale edip, yalniz O'na siginmamiz gerekmektedir. Problemlerin Cozum Kaynagi
Dua butun problemlerin cozum kaynagidir. Kucuk-buyuk butun problemler, O Muskil-kusa'ya havale edilerek ve O'na siginilarak cozulebilir. Zira bizi hic yoktan yaratan ve bize yol gosteren O'dur. Bizi yedirip iciren; hastalandigimiz zaman bize sifa veren O oldugu gibi; bir gun bizi oldurecek ve tekrar diriltecek de yine O'dur. Nerede olursak olalim, bizimle beraber olan O'dur ve nerede, ne yaparsak yapalim butun yaptiklarimizi gormektedir. Dolayisiyla, iyilikleri elde edip kotulukleri def edebilmemiz icin; "Rabbini, icinden yalvararak ve korkarak, yuksek olmayan bir sesle sabah-aksam an, gafillerden olma!" emrine uyarak gece-gunduz devamli duayla mesgul olmaliyiz. Rabbin azameti karsisinda aczimizi ve fakrimizi iliklerimize kadar hissederek kalp kapilarimizi O'na acmali; Veysel Karani gibi,"Ilahi! Sen benim Rabbimsin ben de kulunum. Sen, Halik'sin, ben de mahlukum. Sen Razik'sin, ben merzukum. Sen Malik'sin, ben memlukum. Sen Aziz'sin, ben zelilim. Sen Zengin'sin, ben fakirim. Sen Veren'sin, ben dilenciyim. Sen dualara icabet eden'sin ben de dua edenim" demeli ve hacalet icinde Hakk'in kapisinda azad kabul etmez bir kul oldugumuzu ilan etmeliyiz. Ne basarilar bizi simartip O'nu unutturmali; ne de musibetler O'na karsi isyana vesile olmalidir. Kul, daima Sultan'in kapisinda kullugunun idrakinde olmali ve O'ndan gelen her seyi cana safa bilmelidir.
Iradenin Guc Kaynagi
Dua, zaman ve hadiselerin butun yipraticiligina karsi insan iradesine guc ve kuvvet kazandiran temel dinamiklerden birisidir. Insan, dua sayesinde esya ve hadiselerin bogucu atmosferinden ferah-feza bir iklime kavusur; kendisini bir kere daha yeniler ve metafizik gerilime gecer. Dua, ser kapilarini kapatip hayir kapilarini acan tilsimli bir anahtardir Mu'min icin. Ayni zamanda dua, ilahi inayetin devamliligi icin gerekli olan hamd, sukur, tesbih u ta'zim ve istigfar icin kelimelerle orulmus zebercet bir kiliftir. Bundan dolayi nimetler arttikca, kendi acziyetimiz altinda kalip ezilmememiz icin dualarimizin da artmasi gerekir. Cenab-i Hakk, fetihle istigfari birbiriyle irtibatlandirmis ve Efendimiz (s.a.v)'e; "Allah'in yardimi ve fetih geldigi ve insanlarin dalga-dalga Allah'in dinine girdiklerini gordugun zaman, Rabbini overek tesbih et, O'ndan magfiret dile" buyurmustur. Efendimiz (s.a.v) de hayati boyunca sabah-aksam "Ya Hayyu ya Kayyum, Senin rahmetini dilerim. Butun ahvalimi islah eyle ve goz acip kapayincaya kadar olsun, beni nefsimle basbasa birakma"; "Allah'i tesbih ederim, hamdler Allah'adir, Allah'tan baska ilah yoktur. Allah en buyuktur." diyerek dua etmis, Allah'a olan minnetini tesbih ve tazimlerle dile getirmistir. Bir hadis-i serifin ifadesiyle "Allah, (dua edip) kendisinden (bir seyler) istemeyene gadap eder." Insana isteme duygusunu veren Cenab-i Hakk, ibadetler icinde en halis olani diyebilecegimiz duaya karsilik verecek ve kulunun isteklerini yerine getirecektir. Hele Rabb'ine en yakin oldugu secdeye basini koyup; gozyaslari, hislerine tercuman olunca, Alvarli'nin "Keremkare yakisir mi, kerem kesmek gedalerden?" dedigi "Keremkar", kuluna rahmetiyle tecelli buyurup onu mahzun etmeyecektir. Dua Hakkinda Bir Kac Prensip Kavli, fiili ve hali gibi cesitlere ayrilan duanin muessiriyeti acisindan uyulmasi gereken bir kisim prensipleri vardir. Bunlari maddeler halinde su sekilde ozetleyebiliriz: 1- Herseyden once, dua ile istenecek mevzuda, sebepler adina yapilabilecek her sey yapilmali. 2- Dua, sidk ve samimiyetle, mubarek zaman ve mekanlarda yapilmaya calisilmali. 3- Duada denge korunarak istenilen seyin Allah'in rizasina ve hikmetine uygun olmasina dikkat edilmeli. 4- Kur'an'da bize ogretilen ve Efendimiz (s.a.v)'den rivayet edilen ifadelerle dua etmeye calisilmali. 5- Duada, Allah adina yapilan en halis isler, sefaatci yapilmali. 6- Dua, acz ve fakr icinde, kalbin kirik oldugu, gonlun panjurlarinin otelere acik oldugu anlarda yapilmali. 7- Dua edilecegi vakit, once istigfar ile temizlenerek makbul bir dua olan salavat-i serifeyi sefaatci olarak zikretmeli ve duaya yine salavatla son verilmeli. 8- Salih kisilerden dua istenmeli. 9- Namazlarin ardindan, Cuma gunu, Kabe goruldugu zaman, gurbette iken, hasta iken yapilan dualarin; anne-babanin evladina, Mu'minin Mu'mine yaptigi dualarin kabul edilme ihtimali yuksek dualar oldugu bilinmeli ve cok iyi degerlendirilmelidir. Dua, "kul" olan insanin, "Sultanlar Sultani"nin huzuruna cikip perdesiz ve hailsiz olarak istek ve arzularini dile getirmesidir. Insan, dua sayesinde amudi olarak yukselir.. yukselir ve "kendisine sah damarindan daha yakin olan"a muhatab olma ve "Sen" diyebilme serefine erisir. ..Ve Bir Dua Kahramani
Hakk'a yakin bazi kullar vardir ki, onlarin dualarina melekler istirak ederek "amin" der ve Hakk katinda hemen kabul gorur. Iste Asim b. Sabit(r.a), kendisi gibi daha niceleriyle birlikte, iman ettikten sonraki butun hayatini, Allah ve Rasulu'nun yolunda gecirip her seyini bu yolda feda eden dua kahramanlarindan sadece birisidir. Asim b. Sabit (r.a), Akabe Biati'ndan once Musluman olmus bir sahabiydi. Bedir savasina katilmis ve musriklerden bir cogunun canini almisti. Uhud savasindan sonra Rasulullah'a gelerek kendilerine Islam'i ogretecek bir heyet gonderilmesini isteyen Adel ve Kare kabilelerine, beraberindeki heyetin kumandani olarak Rasulullah'in emriyle teblig icin yola cikmis ve yolda tuzaga dusurulmuslerdi. Kendilerini Mekke musriklerine satip para kazanmak isteyen bu insanlar tarafindan Reci mevkiinde cevreleri sarildi. Hz. Asim (r.a) yanindakilerle birlikte musriklere karsi savasti ve oklari bitince kilicini siyirip, "Allah'im! Ben, gunun basinda Senin dinini korudum. Sen de, gunun sonunda benim vucudumu koru! Cesedime musrikleri dokundurma!"diyerek dua etti. Daha sonra musrikler, Asim b. Sabit (r.a) basta olmak uzere yedi arkadasi sehit ettiler. Musrikler, Hz. Asim'in basini kesip, Bedir'de oldurdugu Sa'd b. Suheyd'in kizina goturerek ondan mukafaat almak istiyorlardi. Fakat birden Hz. Asim'in etrafinda bir ari toplulugu zuhur etti ve Asim'in cesedine yaklasanlarin yuzlerine, gozlerine yapisarak onlarin cesede yaklasmalarina mani oldu.Kafirler, ne yapacaklarini dusunduler ve sonunda aksami bekleyip arilar dagilinca Hz. Asim'in basini kesmeye karar verdiler. Ancak aksam olunca, nerede olursa olsun her seye nigahban olan Cenab-i Hakk, aniden siddetli bir yagmur yagdirdi ve yagmurla meydana gelen sel, Hz. Asim'in (r.a) cesedini alip bilinmezlere dogru goturdu. Sagliginda vucuduna musriklerin necis ellerinin degmesine kendisi mani olan Asim b. Sabit'in vucudu, sehid edildikten sonra da O'nu duyup duasina icabet eden Allah (c.c) tarafindan korunmustu. Dua konusunda yuce Rabbimiz soyle buyuruyor: "Habibim, kullarin sana benden sorunca haber ver ki, ben onlara yakinimdir. Bana dua edince ben dualarini kabul ederim." (Bakara-186) Peygamber efendimize; "Hangi dua daha kabuldur diye soruldugunda - Gecenin ortasinda ve bes vakit namazdan sonra yapilan duadir" buyurmuslardir. (Tirmizi, Daavat,3421/3503) Allah(c.c.) Hz. Musa'ya: "Ya Musa, bana gunahsiz bir agizla dua et" buyurdu. Musa (a.s.) "Ya Rabbi, nasil gunahsiz bir agizla dua edeyim, benim oyle bir agzim yok ki" dedi. Allah u Teala "Baskalarinin agziyla dua et, cunku sen baskalarinin agziyla gunah islemis olmazsin. Oyle hareket et ki, insanlar gece gunduz sana dua etsinler. veya kendi agzini temizle. Allah'in (c.c.) adi temizdir, onu zikreden agiz temizlenir." buyurdu.
DUALARINIZDA BIZLERI DE UNUTMAMANIZ DILEGIYLE…
ALLAH KABUL ETSIN!
AMIN!
(PAYLASIMIN İÇİN SAĞOL ÜZEYİR KARDESİM
ALLAH DOSTLARININ DUASI SENİNLE OLSUN İNŞAALLAH) 5月2日 aminBİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM için istiyor ve yalvarıyorum. Mâbudu olan Allah
düşman ayırt etmeden rahmet edecek olan Rahim
muamele eden Halîm
sahibi olan Azîm
Kerîm Sen bütün kusur ve noksan Senden baska İlah yok ki bize imdat etsin. Bizi Cehennemden kurtar. edenlerin en hayırlısı etmeden karşılığı veren Deyyân sıfatlardan münezzeh olan Sübhân gelmesine engel olan Mânî genişletip bollastıran Mûsî işini en iyi yoluna koyan Vekil, ve hükümdarı olan Melik, altında tutan Müheymin, getiren Mükevvin, vazifelerini ögretip şeyi beyan eden Mübeyyin, kolaylaştıran Mühevvin, süsleyen Müzeyyin, büyüklügünü gösteren Muazzim, dönmeyen Vefî, muhtaç olmayan Gani, vazgeçmesi güzel olan, giydiren Musavvir, ölçülü yapan Mukaddir, temizleyen Mutahhir, müjdeleyen Mübessir, idare eden Müdebbir, Makam-ı İbrahim’in Rabbi, taksim eden Kasım, ariz olmayan Salim, rızkını daraltan Kabid, rızkını genişleten Basit, merhamet eden, isteyenlere yardım eden, muhafaza eden, irşad eden, isteyenleri bağışlayan, fiillerinde ortağı olmayan Vahid, nazir olan Sahid, neticeye ulaştıran Rasid, ölüleri dirilten Bais, hakiki sahibi Varis, yaratan Darr, her şeyin helak olduğu, afiyet veren Muafi, ulaştıran Hadi, yer olmayan, yer olmayan, yer olmayan, kimse olmayan, yardım istenilmeyen, kuvvet sahibi bulunmayan, bulunulanların en hayırlısı, edilenlerin en hayırlısı, bağışlayan Gafir, hallerini gören Nazir, şükürlere bol mükafat veren Sakir, kendisine sığındığı, iltica ettiği, rağbet ettiği, ünsiyet bulduğu, kendisine güvendiği, kendisiyle huzur bulduğu, daha yakın olan Karîb, hesabını gören Hasib, açıklayan Mübin, eden Münevvil, batılın arasını ayıran Mufassil, değiştiren Mübeddil, Müsehhil, boyun eğdiren Müzellil, rütbesini alçaltan Münezzil, güzelleştiren Mücemmil, verilmeye muhtaç olmayan, doyurulmaktan münezzeh olan, korunmaya muhtaç olmayan, veren fakat hakkında hüküm verilmeyen, sevapla karşılayan Sekür, çok sabreden Sabür, esirgeyen Rauf, kirlerden arındıran Kuddüs, yerinde tutan Kayyum, öldükten sonra tekrar dirilten, olmayanların nasibi, şefkat edicisi, imdad edicisi, yol göstericisi, merhamet edicisi, görenlerin kafisi, hidayet edicisi, hakkında hükmeden, zenginleştiren, cevap veren, kuvvet veren, isteyenlerin dost ve sahibi, riziklandiran Razik, getiren Sadik, sünbüllendiren Falik, değiştiren, ihtiyacı olmayan, ihtiyaç duyduklarına sahip olan, geçenlerın inlemelerini işiten, ağlayanların ağlayışını gören, duyanların nedametini gören, mükafatını zayi etmeyen, kalplerinden uzaklaşmayan düşmanlarını kahreden Kahhar, sabır gücü veren Sabbar, rızıklandıran Rezzak, yakın kılan, koruyup bana kafi gelen, oldugunu gösteren, fayda vermeyen, tesbih ettiği, müjdeci gönderen, yoktan yaratan Bedi, mükafatlarla müjdeleyen Besir, için azabıyla korkutan Nezir, gerçek hayat sahibi, kalacak gerçek hayat sahibi, benzemediği gerçek hayat sahibi, gerçek hayat sahibi, olmadığı gerçek hayat sahibi, gerçek hayat sahibi, hayat sahibi, hayat sahibi, zikrin sahibi, kıyamet gününün sahibi, temizlenenleri seven, ve iyilik yapanları seven, bağlayanların en hayırlısı, verenlerin en hayırlısı, yoktan yaratan Mübdi, yeniden dirilten Muid, kusatan Muhit, ve çok övülen Hamid, sonsuz Mecid, münasip rizik veren Mukit, imdadina kosan Mugis, sereflendiren Muizz, büyük seref olan, büyük kurtulus olan, iftihar vesilesi olan, için ögüt olan, bile sayilamayan, sayiya gelmeyen, beyan eden Mübin, iktidar sahibi Mekin, kendisine güvenilen Metin, layik olan Hamid, fakirleri zenginlestiren, Harem-i Serifin sahibi, kabul eden Kabil, varlik nuruna çikaran Fatir, dergahina çagiran Talib, görmek için can attigi Matlub, cezalandirmaktan vazgeçen, gibi sekillendiren, bulmayip devam eden, barinmaya müsait kilan, büyük olan Emced, gelmeyen Eazz, olan ask ve muhabbetten daha çok yardim eden,. büyüklügünü gösteren Muazzim, gark eden Müna im, zengin kilan Mugni, ilk defa yaratan Mübdi, hiçbir sey artmayan, kendisi baki kalan, kimse bilemeyen, baska kimse defedemeyen, idare edemeyen, magfiret edemeyen, degistiremeyen, yaratamayan, tamamlayamayan, yagdiramayan, diriltemeyen, zengin kilamayan, açiga çikaran Kasif, ferahlatan Faric, açan ve fetihler üzerine alan Damin, emreden amir, beslenen Azimü`r Reca sonra tekrar iade eden, bir ölçü takdir eden, en hayirlisi, en hayirlisi, en hayirlisi, en hayirlisi, en hayirlisi, en hayirlisi, edilenlerin en hayirlisi, en hayirlisi, yaklastiran Mukarrib, Muakkib, degistiren mukallib, Mütekebbir. ali koymayan, mani olmayan, oyalamayan, sevk etmeyen, kendisini usandirmayan, genisleten, kalplerini hos eden, kalblerinden kaybolmayan, son arzusu, gizli olmayan, terbiyecilerin Rabbi, kabul eden, sifatlardan münezzehsin, Bizi Cehennemden kurtar. 4月21日 HAFTANIN DUASIYa Rabbe'l-âlemîn ve ya Ekrame'l-ekramîn ve ya Erhamer'r-râhimîn!
Yüce nezdinden göndereceğin bürhanlarla bizi te'yîd buyur..
hakkı-hakîkati, selim ve sâlim aklı ve apaçık beyanı her zaman
yol arkadaşlarımız eyle.. ulu katındaki ulvî sırların perdesini
bizim için de aralayıver..
ne olur, gözlerimizin nuru muhlis ve muhlas kullarına gösterdiğin güzellikleri bize de göster.. rahmet hazinelerini
Ben sanırdım âlem içre bana hiç yâr kalmadı,
Ben beni terk eyledim gördüm ki ağyâr kalmadı (Paylaşımın için saol Üzeyir kardesim.
Rabbim razı olsun...) 3月6日 HZ.ADEMİN TEVBESİ
3月5日 esinti
2月26日 İSMİ AZAM DUASI
2月10日 PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V ) YAPTIGI GÜNLÜK DUALARPeygamber Efendimizin Yaptığı Günlük Dualar
Sabahleyin Uykudan Kalkınca Okunacak Dua
Her Sabah Okunacak Dua
Her Akşam Okunacak Dua
Şirkten Korunmak İçin (Sabah-Akşam) Okunacak Dua
Yemekten Sonra Okunacak Dua
Elbise Giyerken Okunacak Dua
Camiye Girerken Okunacak Dua (sağ ayakla girilir)
Camiden Çıkarken Okunacak Dua (sol ayakla çıkılır)
Helaya Girerken Okunacak Dua (sol ayakla girilir)
Heladan Çıkarken Okunacak Dua (sağ ayakla çıkılır)
Bir Meclisten (sohbet veya bir toplantıdan) Kalkarken Okunacak Dua
Su İçtikten Sonra Okunacak Dua
Aynaya Bakarken Okunacak Dua
Aksırma Esnasında
Vasıtaya Binerken Okunacak Dua
Eve Girerken Okunacak Dua
Evden Çıkarken Okunacak Dua
Gece Uykudan Önce Okunacak Dua
A M İ N
|
|
|