“´¯¥¯`” (gönül...'s profileSALAT VE SELAM BASTA EFE...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
|
July 30 vakt-i dua...![]() Allahım! Bana dilimle değil, halimle vazetmeyi nasip eyle, Ya Rabbi! ![]() ALLAHIM! Acizlikten, Fakirlikten, Cimrilikten, Korkaklıktan, Tembellikten, Hilekar Dosttan, Faydasız İlimden, Kabir Azabından, Ağlamayan Gözden, Sıkıntı ve Hüzünden, Ürpermeyen Kalpten, Her Türlü Hastalıktan, Hayatın Fitnelerinden, Borç altında Kalmaktan, Kabul Olunmayan Duadan, Doymak Bilmeyen Nefisten, İhtiyarlayıp Ele Avuca Düşmekten, Zalim Olmaktan ve Zulme Uğramaktan, İsyan Ettiren Fakirlikten ve Azdıran Zenginlikten, Geçmişe Kederlenmekten ve Geleceğe Kaygılanmaktan, SANA SIĞINIRIM. kadınŞu fani dünyada erkeklerin kalbine nazil olmuş en güzel ayet olarak görüyorum kadınları. Ayet, Rabbimizin lütfunu haber veren işaret demekse, kadın ete kemiğe bürünmüş bir ayettir.Sonsuz derinlikte sözler besleyen ruhu ve kalbi bürüyen bir ayettir. Konuşan bir ayettir. Karşına geçip dile gelir; Allah tarafından gönderildiğini söyler. Sanki dünyada ama dünya ötesi bir şeydir kadın…
anlayana:) Adın, esirgeyen ve bağışlayan…
mutluluga dair 40 ayet
Mutluluğun formülünü saklayan 40 ayet
İsra 37: K
Kaynak: Kuran-ı Kerim Bir inşirah ayeti kadar sana yönelmeye geldim…Bir inşirah ayeti kadar sana yönelmeye geldim…
İnşirâh…İnşirâh…İnşirâh…Hâra düştüm,dilime kan değdi yüreğime od.Dâra düştüm Ey Rab bana bir inşirah…Ah-u efgânımı bir dinleyiver, bu gece çok karanlık…katran karası olmuş göğsümü bir açıver…Daraldım…Bir bakıver..
“Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?”(inşirah/1)
Genişlettin ey yar! Dünyadan bunaldığım her vakit,yağmur yağmur yüreğime,damla damla gözlerime düştün.Semalarda yerim yok bilirim,arşlardan ta ki gönlüme düştün.Yaralar bedenimde yol çizerken adeta,tuz değil ,sen gönlüme tılsım sürdün.Dünya zemininde ayaklarım kayarken bir bilinmezliğe, tut n’olursun bırakma bilmediğim alemlere…Gece ve ben iki biçâre yine kapındayım.Soluklanmak istiyorum Ya Rab! Gece yeminli konuşmuyor benimle.Gece küskün bana, yalnız bıraktım onu gelirim diye.Gitmedim ona Ya Rab! Geceler bensiz geçti,seccadeler eşsiz,yıldızlar yoldaşsız kaydı.Geceye söz verdim gelirim diye,gitmedim.İhanetim var ona..Gece yeminli..Ben sana bugün yalnız geldim.Terkedilmiş sevdaların mekanından geliyorum.Yıllanmış sevgilerin koynundan.Ayrılıklardan geliyorum.Yalnızlıktan…Gönlümün tenhasından geliyorum.Gecenin günahlarımı örtmeyen mahremiyetinden geliyorum.Dünyanın arkamdan yırttığı gömleğimle.Kimsenin duymadığı ama kulağımı çınlatan aff sesleriyle geliyorum.Ademin utangaç bakışlarıyla,Nuh’un terk-i diyarıyla bir yunus affı edasıyla geliyorum.Daraldım Ya Rab! ‘kabul’ ümidinin ferahlığıyla geliyorum.Yüreğim üşüyor artık,mahşeri bir yalnızlıkla geliyorum.Aç Ya Rab n’olursun aç göğsümü tekrar bir köz değdir.İçimin vahalarından kurtar beni.İnşirah inşirah inşirah…ayet ayet genişlet beni.
“Yükünü senden alıp atmadık mı? O senin belini büken yükü .”(inşirah/2)
Attın ey yar! Ben bilemedim yükümün azaldığını ama sen hafiflettin beni.Dünyanın omuzlarıma yüklediği bu ağırlık, yüzümü yere düşürmeye başlamışken,bu yükü benden alarak belimi sen doğrulttun.Rükuya eğilen bir beden senin karşında yüce makama erdi.Secdeye değen baş,merhametinle sana erdi.Oysa ben bilemedim.Kirlenmiş yüreğimle,sözlerimi dünyaya aşina ettim kapıldım bu misafirhanenin işvesine.Şimdi temaşa bile edemiyorum masivayı.Aydınlanmıyor gözlerim,yeşermiyor kırık düşlerim.Yoksa Ey Rab ben,sen olan benliğimi çoktan mı tükettim…Züleyha kadar günahkarım,Yusuf kadar masum olmak isterdim oysa ama ben düştüğüm zindanda ezilecek kadar günah topladım.yüküm ağır…Tüm zerrelerim affına sığındı…Mecalsizim,hissizim,bir o kadar da cahilim…Al yükümü Ya Rab n’olursun al belimi büken bu yükü tekrar hafiflet beni.Doğrult ki beni,yüzüm sana dönebileyim.Elimi sana açabileyim.İnşirah inşirah inşirah…ayet ayet doğrult beni.
“Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi?”(inşirah/4)
Yücelttin ey yar! En şerefli varlık olarak açtım dünyaya gözlerimi.Mahlukata halife eyledin.İns-an makamında ruhuma can verdin..verdin de ben kıymetimi bilemedim.Aklımı sürgün ettim mantığın hiç uğramadığı yalancı uğraşlara.Her mevsim yağmur yağarken ruhuma,nadasa bıraktım kurak gönlümü.Her insan ektiği biçer değil mi Ya Rab! Günah ektiğim bahçelerde kara güller büyüdü,kokusuz renksiz.Işığım bir mumun aydınlandığı kadar,verdiğim bir aldığım kadar fakat ben olamadım bir senin bana biçtiğin değer kadar.biraz mağrur,biraz bizâr,biraz da kendimi şekva ile geldim.Değersizliğimi bilerek,mecruh bir hal ile geldim işte…Sen şanımı yüceltirken,ben bir o kadar acziyetimle,nasır tutmuş ayaklarımla,kör olmuş gözlerimle,karalanmış hanemle geldim.Kalbimi avcuma sıkıştırarak,rengini kimse görmesin diye saklayarak getirdim.Amansızım,dermansızım,fermansızım.N’olurs un Ya Rab yeniden yücelt beni gönül gözümden geçir beni.Gözyaşına gark eyle beni eyle ki insan bileyim kendimi.İnşirah inşirah inrişah ayet ayet yücelt beni.
“Yalnız Rabbine yönel.”
Hayatın koylarından çıkıp senin limanına yöneldim Yar Rab!Sen ki sana gelmeyene dahi lütfederken,bilirim geri çevirmezsin beni kapından.Nihayetsiz acziyetimle,dünyevi arzuların kıvrımlarından,yokuşlu yollarından,ben kendimden geçerek sana geldim bu gece.’kün’ diyerek eyleyiverirsin diye bir ferman,ben ahvalimi dökerek sana geldim Ya Rab!.Benim sana anlatmaya halimi kelama ne hacet,sen beni bilirsin benim halim zaten aşikâr.Kurtar n’olursun bitsin artık bu esaret! Nefsanîyetin haysiyetini huzurda kırmaya geldim.Bakıp görmeyen gözlerimi sende açmaya,atıp yanmayan kalbimi sende yakmaya,her boşluğa sayan ama her daim seni anmayan dilimi konuşturmaya,sana muhtaçlığın şerefini başıma taç etmeye geldim.Sevdası her şeyden âlâ n’olursun aç yüreğimi ben senden bir inşirah istemeye geldim…İnşirah inşirah inşirah ayet ayet ferahlamaya geldim.N’ola ahh n’ola Ya Rab , ben sende kalmaya geldim.Bir inşirah ayeti kadar sana yönelmeye geldim… Hakk'tan sayılamayacak kadar lütuflar, ihsanlar; senden ise sayılamayacak kadar çok hatalar, kusurlar.Ey gönül, işlediğin suçlara, kusurlara karşılık, Hakk'tan özür dilemek için neler düşünüyorsun? O'ndan sayılamayacak kadar lutuflar, iyilikler, ihsanlar, vefalar gelmede, senden de bunca hatalar, kusurlar, cefalar görünmede... • O'nun tarafından, bunca keremler, senden ise, manasız aykın işler; O'ndan pek çok nimetler, senden ise sayılamayacak kadar çok hatalar suçlar, günahlar... • Senden bunca haset, bunca kötü düşünce, bunca dedikodu. O'ndan ise bunca ihsan, bunca lütuf, bunca iyilikler. • Yaptığın kötülüklerden, işlediğin günahlardan pişman olup da, candan Allah dediğin zaman, seni belalardan kurtarmak için senin imdadına yetişen, sana o duyguyu veren, kendini hissettiren O'dur. • İşlediğin günah yüzünden korkuyorsun, kurtulmaya çareler arıyorsun. Bir daha işlememeye karar veriyorsun, işte o anda bu duygularla için karıştığı, kendinden utandığın, kendini ayıpladığın, vicdanın sızladığı zaman düşünmüyor Sana çok yakındır. O'nu sen ne diye kendinde, kendi içinde göremiyor, hissedemiyorsun? • 0, seni bazen yaratılışına, kötü tabiatına bırakır, seni gümüş, altın, kadın sevdasına düşürür. Bazen de canına Hz. Mustafa'yı hayal etmenin nürunu verir de içini aydınlatır. • Seni bazen bu tarafa çeker, iyi adamlara katar, bazen de o tarafa çeker, seni kötülere ulaştırır. Kurtuluş gemisini korkunç dalgalarla hırpalar, onu kırar, parçalar. • Ey zavallı insan, bu düşüşlerden, bu hallerden sakın ye'se kapılma; gizli gizli o kadar çok dua et, geceleri, o kadar çok ağla, inle ki; sonunda yedi kat gökten kulağına kurtuluş sesleri gelsin. Mevlana günün duasıGeldim, İlk gelişim değil ki, Yaşarsam biliyorum, Son gelişimde olmayacak............. Nasıl geldim ise önceleri, Yine geldim.............. Gelmem gerektiği için geldim........ Sen gelenleri red etmediğin için geldim............. Utanmadan, Sıkılmadan Arlanmadan............. Geldim............. Başka kapım yokki gidecek............ Gelişler sana olduğu için, Gidişlerin sana olması gerektiği için....... Yollların çıkışı,Varışı Sen olduğun için.......... İşlediğim, Bin kabahata, Bin günaha rağmen............... Af talebi için geldim, Bağışlaman için................ Merhametine geldim, Rahmetine.......... İçime düşen bir pişmanlık sebebi ile........ Bir kez daha, Bir kere daha Geldim........... Ümitsizler kapısı değilki kapın, Bu umut ile geldim............. Tövbeleri kabul eden olduğun için geldim............. Geldim, Bugün yine sana geldim.......... Kabul eyle ya Rabb... -------------------- July 29 Mirac kandilimiz mübarek olsun.dualarınızda unutulmamak ümidiyleMüslümanların hayır işlemekte birbirleri ile yarıştıgı bir zamanda Asıgı Masuga ulastıran mirac,
günah batagında kurtulus mücadelesi veren bu zamanın asıklarını
Yüceler Yücesinin huzurunu götürmek için bekliyor.
Duam odurki:
Alemlerin Rabbi içinde bulundugumuz su mübarek gecenin ve
Habibi Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimizin ümmeti olmamız hürmetine
(küçük-büyük) her türlü hata ve günahlarımızdan bizleri avf-ı magfiret etsin
ve Huzur-u İlahiyyeye miracı bu gece ``Muhammed Ümmetiyim`` diyen herkese lutfeylesin.
BU GECENİN İHYASI:
Receb-i Şerifin 27.gecesi Mirac gecesidir.
Yatsı namazından sonra 12 rekat Hacet namazı klınır.
Beher rekatta Fatihadan sonra 10 ihlas-ı serif okunur.
Namaza niyet:
``Ya Rabbi,rıza-i serifin için niyet eyledim namaza.
Bu gece yedi kat gökleri ve bütün esrarını göstererek muhabbetin ile müserref kıldıgın,
sevgili habibin Rasul-i Zişan Efendimiz hürmetine ben aciz kulunu afv-ı ilahine,feyzi ilahinee rıza-i ilahine mazhar eyle.``
denir ve tekbir alınır.
Namazdan sonra 4 Fatiha-ı Serfe
100 defa ``Sübhanallahi velhamdülillahi vela ilahe vallahü ekber.vela havle vela kuvvete illa billahi `l aliyyül azıym``
100 istigfarı serif
100 salavatı serife okunup dua edilir.
Bu njamazda ihlaslar 100 defa okunursa veya bu namaz 100 rekat olarak kılınırsa
bunu yerine getiren mü`min huzur-u ilahiye namaz borclusu olarak cıkmaz.
Mirac gecesinden sonraki ,mutlaka oruclu olmalıdır.
gün ögle ile ikindi arasında 4 rekàt namaz kılınır.
Her rekatta Ftihadan sonra 5 Ayetel kürsi,5 kafirun suresi.5 ihls-ı serif.
5 felak suresi ve 5 defada nas suresi okunur.
günün duasıÖyle çaresizim ki Rabbim, çarelere ermiyor aklım… Bir yüzüm solgunken, isyankar öbür yanım… Öğütleri masal gibi dinliyorum… Nasihatler ninni misali geliyor, başımı sallıyorum.. sanki anlamış gibi… Beni takipte ızdırap.. Peşimden gelir kabuslar… Kimsem yokmuş şu dünyada senden başka! .. Merhametine uzatıyorum ellerimi… Senin rahmetinle yıkamak istiyorum kirli tövbelerimi.. Dizginle çılgınlıklarımı…affet günahlarımı.. Ey affetmeyi seven Rabbim, sil göz yaşlarımı.. Sen teselli et beni, serinlik sun şu bağrıma… Vardır bunda da bir hayır.. Hayırlı kederlerimi sen sevdir bana! .. Tıpkı geceye saçılan yıldızlar gibi, ömrüme ışık olsun, sıkıntı anlarımda ettiğim dualar.. Hüzünlerde olgunlaştır beni.. Sen yolum ol! Sen sonum ol! Sen tut elimden, sana giden yollarda nurum ol! Sen derman ol şu volkanlarıma… Sensiz bir yürek ne kadar boş! .. Dağlar kadar günahlarıma, bir avuç tövbe kırıntısı getirdim… Kabul eyle Ya Rabbel alemin… Amin… Cennet uzakta değil...Cennet uzakta değil... özledim seni Ey Yar Özledim özledim, çok özledim seni YAR! Sevdana talip olmuşum, Kevser Irmağının yanında buluşmaya kaç var… .................... EN BÜYÜK YAR'e: YA RAB SANA HAVALE KULA ZULM EDEN BAŞLAR SUSTURULSA DA DİLİM SUSTURULMAZ Kİ YAŞLAR GÜNDÜZ GÜNEŞ ÜŞÜTÜR GECE YANGINLAR BAŞLAR BENİ SEVDAYA HİCRAN AŞKLARA YÂR KIL RABBİM...... Ey Gül Yüzlü Sevdiğim, Gül yetimi yüreğimin sana bir maruzatı var; Bir gün senin isminle yanaştı bir yabancı yanıma kadar, “Gül kokusu getirdim “ dedi mutaf diyarından sana…Ve o anda Allah biliyor ya; yıkıldım ayaklarıma… Seherlerde mübarek gül kokunu kokladığım, sevgini yüreğime damıttığım anın hükmünden bu yana çıkmıyor aklımdan o kutlu sevdan...” Göz yaşlarımın duru durağı yok bilesin. Oysa bu hasreti zincirlemeyi ne çok isterdim...Ama özlemin biterse ben de biterim YAR…. Ezanlara beş vardı, benim gönlüm sana akardı, Tüm sevdalarım şaha kalkmış, isyanlardaydı. Serçelerin ötüşleri ile kendimi avuturken, selamımı meleklerle saldım yollarına, …Ulaştı mı kutlu divanına? Can denizinin dalgası kıyılarıma vuruyor şimdi… Ne yıldız ne güneş, bana çare değildir. Ben ufkuma doğan ebedi güneşimin harında kavruluyorum an be an..Başka ne istenir ki EN BÜYÜK YAR’dan… Ey GÜL KOKULUM; sar beni şefkatinle…sana öksüzüm, sana yetimim, sana kimsesizim,.... “İhvan” demiştin ya sen asırlar önce, ashabına… “Kardeşlerimi öyle çok özledim ki” demiştin henüz seni bilmeyen gönülleri kast ederek.. Biz bilmiyorduk ama sen bizi biliyordun… Çünkü top yekün zamanın ve mekanın peygamberiydin...Sendeki bu Hasreti dindiremeyen ashab ta, gıpta etmişti bizlere o gün… Şimdi soruyorum büyük bir umutla sürekli nefsime. 'Kardeş olmak nasip olacak mı acaba bizlere …Alnında secde nişanıyla Ak bahtlı olmaya layık mıyım ben de ' diye.... Özledim, özledim, çok özledim seni YAR! Sevdana talip olmuşum, Kevser havuzunun yanında buluşmaya kaç var… Umut bu benimkisi.. İnancımdan doğan umudum. Hani sen demiştin ya 'Mümin umutsuz olmaz'..O yüzden sabrımı çile yapıp sarıyorum kollarıma, giydiğim bu divanelik gömleğiyle beraber..,Nefsimin temizlenmesi ve o ilahi nurun yansıması için başka kime yönlendirsem Kalbimi Ey Resulüm. Senden başka kimim var… Ey El-Emin, Sen ki ”Çocuk kokusu, cennet kokusu” demiştin ya koklarken kuzunun kuzusunu, Bu yüzden bebeğimi kokladıkça cennetteki kokunu duyuyorum diye her fırsatta, daha sıkı sarılıyorum yavruma. Denizlerde su çok olsa da bardağın kadar olacak nasibin denir ama, Ey GÜL KOKULUM, cüretimi bağışla talibim ben şimdi daha fazlasına! ... Sen ki cihana gelişinle Badiye Yaylasını bolluk ve berekete kavuşturan, “İstikbalin Şanlı Sultanı”. Bu yüzden mi seni andıkça göz yaşlarımın bereketinde boğuluyorum… Şimdilerde yürek bahçemde açan güllere dikenler dolanır oldu. Çok şükür Rabbim, tövbem olan nedametimle Rü'yetine talip olduğumdan beridir ki, temizlemek zor değil bilirim ancak; ellerimdeki bu kan şefaatçi olur mu bana yarın huzur-u mahşerde…. Ben sevdayı sende tattım Ey Gül Kokulum…Sende öğrendim mum olup eriyişin mucizevi artımını….. Şimdi bu küçük gibi görünen şeylerdeki sevindiren ve ağlatan manzaranın büyüsündeyim… Peteklerden damla damla sızan bal gibi sözlerinle, istikbalimi seninle şekillendirdim..Ruhum seninle tatlandı artık. Sen “merhamet ancak cehennemlik kimselerde bulunmaz” dedin ya ben bununla öğrendim nefrete meylettikçe yüreklerin nasıl cendereyle sıkıldığını, bununla öğrendim kine mağlup oldukça suretlerin nasıl karardığını…bununla öğrendim nefislerin adi bahanelerinin kulu nasıl perişan ettiğini... Nitekim cehenneme odun da lazımmış. RABBİM SEVGİLİME KAVUŞMAK ÜZERE ÖLÜMLE İFTAR EDİNCEYE KADAR DÜNYA İLE ORUÇLU OLMAYI NASİP ET BANA… Külli sevda dururken cüzi sevdayla neden yetineyim Aç gözlülüğümü bağışla Rabbim Ben bu sevdaya talibim............/ July 28 MUSİBETLERİN ARKASINDAKİ GÜZELLİKLERBediüzzaman hz. talebesi merhum zübeyir Gündüzalp in mesajlarından bir demet...
Türkiyenin gece görüntüsüDenver Petersburg ![]() Paris ![]() Niagara Falls ![]() Las Vegas ![]() Chicago ![]() London ; ![]() Moscow ![]() Washington ![]() Singapore ![]() Vienna ![]() Cologne Cathedral TÜRKİYE ÜZGÜNÜM . ELEKTRİĞE % 22 ZAM GELDİ ....:)) namazBir ben bir yalnızlığım bir de seccadem bir de şu gizem dolu ıssız vakitler O’na yönelen isteyen kulları bekler uzatsam ellerimi âsumana doğru süzülse âlem-i ulviye yüreğimden dilekler.. secdemin miracısın sen bize lutfedilen huzur limanım sende durulur en âsi dalgalar sessiz bir fırtına içimde senli duygular gönül kapımı çalarsın o mukaddes çağrıyla En yüce olanın huzuruna çıkma vakti önce ruhum serinlemeli abdestle sonra huzura çıkmalıyım tekbirle tüm sorgularımı hesaplarımı atmalıyım bir kenara riyâdan arınmalı bedenim Ve.. yüreğim ümitle korku arası huşûyla durmalıyım o yüce divâna tek seccadem anlamalı beni yalnız o şahit olmalı gözyaşlarıma ruhumun derinlerinde gönül ummanımdan çağlayan sevdamı katmalıyım namazım sana.. işlemeliyim en güzel sözlerle dualarımı unutulmaz bir râyiha olmalı senli dakikalarım bir buse bırakmalıyım secdede Rabbim’e en yakın olduğum yerde katmer katmer açmalı umutlarım gönül çiçeklerime âb-ı hayat olmalı cennet bahçelerinin kokusu dolmalı odama solumda cehennem yaklaşırken alev alev azrail beklerken son nefesimi sağımda cennet bahçeleri Ve ben Sırat-ı Müstakimde olmalıyım huzura ermeliyim kızıl şafaklarda kurtuluşun adı namaz fermanı af olmalı ötelere uzanmalı âh-u figânım bilirim sendedir derdime derman kanayan yaralarıma tek ilacım gözümün nuru namazım seninledir Rabbim'e vuslatım.. bir damla düşse ötelerden yüreğime arınsa kalbimden suveydâ filizlense yeniden körelmiş duygularım bir ruveydâ dokunuş özümde Ve ben.. seninle hayat bulmalıyım.. Züleyha Özbay Bilgiç GÜZEL Bİ HİKAYEEnsar kadinlarindan biri alisveris icin bir yahudi kuyumcuya ugramisti.
Yahudi,musluman hanimin iffet ve namusunu lekeleyecek satasmalarda bulundu,
ahlaksizca davrandi.Kadinin feryadi uzerine,oradan gecen ve hadiseye sahid olan bir musluman'da derhal kadini himaye icin kuyumcu yahudinin uzerine yurudu.
Derken kaygaya tutustular.Musluman galip gelerek yahudiyi oldurdu.
Oraya toplanan yahudiler'de musluman'i sehid ettiler.Ortalik iyice karismis ve yahudilerle yapilmis olan vatandaslik antlasmasi tamamen ihlal edilmisti.
Bunun uzerine Resulullah,yahudiler'i topladi ve buyurdu ki:
"Ey yahudi toplulugu!Allah'dan korkunuz!O'nun,Kureys'e oldugu gibi sizin basiniza'da bir ukubet ve musibet indirmesinden sakinin'da musluman olun!Cunku siz,benim Allah tarafindan gonderilen bir peygamber oldugumu biliyorsunuz.Bunu kitabinizda ve Allah'in size verdigi ahdinde goruyorsunuz."
Ardindan'da muahedenin yenilenmesini teklif etti.Ancak yahudilerin cevabi kustahca oldu.Bunun uzerine Resulullah,Beni Kaynuka kabilesi'ne savas ilan etti.
Musluman bir hanimin iffeti,iste bu kadar muhimdir.
Ummu Hallad,Medineli hanim sahabelerden biriydi.Oglu Hallad'i yahudilerle yapilan Beni Kurayza Gazvesi'ne gondermisti.Islam askerlerinin geri donmekte oldugunu,bu arada Hallad'in'da sehid dustugunu ogrenen bazi muslumanlar,Ummu Hallad'in evine kosup oglunun basina geleni haber verdiler.O Islam kadini,basortusunu alip Resulullah'a oglunun akibetini sormak uzere kostu.Onu basortusuyle goren biri hayretle dedi ki:"Oglun oldu,sen hala basortusuyle ugrasiyorsun!"
Ummu Hallad,bir Islam kadininin hayat gorusunu ve dusunce tarzini ortaya koyan su muthis cevabi verdi:
"Oglumu yitirdiysem,hayami'da yitirmedim ya!"
Müslüman! Zilletten kurtul, onurunu çiğnetme
Zulmetme, zulmettirme, direnişi hiç terk etme Bil ki, hakları bedelsiz vermez, zulmeden alçak Özgürlük armağan edilmez, fethedilir ancak Kalk! İtiraz et, hesap sor; hakkını al zalimden Yoksa güç alıp, beslenir; suskun, zelil halinden Hakk’a vurulmuş zinciri, mutlaka kırmalıyız Baskı ve yasağa rağmen, Hakk’ı haykırmalıyız tesekkür ederim tahsin abi Herşeyi Bilen Hem Gizli Hem Aşikar Ve Bilinmek Yönünden Pür-Aşikar Olanın Adıyla...Herşeyi Bilen Hem Gizli Hem Aşikar Ve Bilinmek Yönünden Pür-Aşikar Olanın Adıyla... Ey Zat-ı Zü'l-celal! Arz-u halime seninle başlıyorum. -Estafirullah- Daha doğrusu yüklemi başlamak olan herşeye seninle başlıyorum. Sen, Henüz hiç bir şey yokken, ''hiç'' denen şey dahi yokken vardın biliyorum. Öylesine vardın ki ; varolmam için fanilerin muhtaç olduğu gibi bir başlangıca da ihtiyacın yoktu biliyorum. Çünkü bunları bana ''Sen'' bildiriyorsun Bense, senin bildirdiklerinin alemi ve sevdirdiklerinin aşığı olmanın bahtiyarlığıyla birikiyorum ''aşka, rüzgara , ayrılığa ve zamana...'' Ve Sen yine bilmiyorsun; Tek vasıtasız sevilebilecek , ''ehad'' olan Allah'tır! Ondan gayrısıysa, ancak O'ndan ötürü sevilebilir... Ötürü Sevmelerimin Kahramanı! Kavuşmamız için bizi, gemileri karadan yürütmeye mecbur bıraksalarda, Mesafelerin , sevdamızdan yılma sebebimiz olacağına inansalar da, Zorlu yolları, aşk yolculuğunda yeni olmamızı bahane göstererek aşılmazmış gibi yansıtsalar da, Yeniliğimizin ,sevdamızın bağlı olduğu kaynaktan ötürü hiç bir zaman eskimeyişimizin ifadesi oluşundan olsalar da bi-haber, Yürek kentinin surlarını kuşatsa da , inançsızlığın hiçleştiriciliğiyle küçülmüş devler, Coşkunluğumuzun bir gençlık hevesi değil , ebedi bir müjdenin emaresi olduğunu anlamasada eller... Sana her ''kahraman''ım deyişimde , alnına nurdan harflerle Muhammed'i müjde nakşedilmiş binlerce yar-İstanbul ses verir sesime. Vaktiyle Fatih, Şehr-i İstanbul'u nasıl ki alnında ki müjdeden öpüp başına tac etmiş ise; Sen de: '' Allah için birbirini seven, Allah'ın savgisi üzere bir araya gelen ve bu sevgi ile birbirinden ayrılan iki kişi , başka gölgenin olmadığı günde Allah'ın gölgesinde gölgelenecektir.'' müjdesiyle ötürü sevmelerimin kahramanı olup hüküm sürüyorsun kentimin-kendimin İstanbul edalı serüvenlerinde... Leylican! Her geçen gecenin her gelen güne açılan penceresinde gece rüyalarımdan gün düşlerime dönüşlerimde , hayatın fanisine yahut ebedisine biriken ümidlerim var saba dair. Bense ,hayata şükür ipinden tutunmak adına , daha önce uzanıp da elimde kalan iplerin arasında el yordamıyla tutanak ararken her seferinde ellerimde seni bulmamla serinleyen bir yangın yeriyim. Sana dair ümitlerimi tedavülden kalkmış sayanlara inat, yürek fermanıyla tedavülden kalktı senin dışında geçen tüm akçelerim... Ey Gül-i Siyah!(ım) Sen benim siyah aydınlığımsın; Günahın aldatıcı aydınlığına bürünemeyecek kadar sahici ve siyah, Ve tevbenin siyahlığı ardındaki aydınlık kadar beyaz! Bunların ötesinde, siyahın kolay kirlenebilirliğine meydan okurcasına , siyah olduğu halde kirlenmeyecek kadar maharetli ve temiz... Rahman'ın şükür gerektiren nimetlerinden olan Seni, izah etmeye güç yetiremese de kırık dökük kelimelerim ve titrek kalemim, Aşkın aşkınlığı karşısında mehçup eden sözler için bağışlanmak dilerim... DE Kİ, ALLAH İÇİN, NE YAPTIN BUGÜN?...
nur`um paylasımlarım için saol ALLAH YARİN OLSUN CANIM KARDESİM 8 istek İmam-ı Şafii Hazretleri bir sabah namazdan sonra evine dönerken yolda birine rastlar.Adam önce selam verir iyi dilek ve duada bulunduktan sonra da'hayırlı sabahlar'manasında'nasıl sabahladın?der. Hazret-i imam nasıl sabahladıgını şöyle anlatır:Sekiz tane şeyin benden istendigini düşünerek sabahladım!: Adam şaşırır:Ya imam kim sizden 8 tane şey istiyebilir?sizin kimseyle takışık bir işiniz yoktur ki? Hazreti imam tebessüm ederek meseleyi açar: Bak benden her sabah kimler neler istiyorlar der ve şöyle izah eder: 1)Rabbim benden farzını istiyor 2)Resulullah benden sünnetini istiyor 3)Aile çoluk çocuk günlük masrafını istiyor 4)Nefis kendine tabi olmamı istiyor 5)Şeytan arkasından gitmemi istiyor 6)Kiramen katibin melekleri iyi şey yazdırmamı istiyor 7)Geçen günler ihtiyarlanmamı istiyor 8)Son olarak da Hazreti Azrail hazır olmamı istiyor....... İşte ben bütün bu isteklerin muhatabı olarak sabahlamış bulunuyorum.Her sabah bu sualler cevap bekliyor. Hazret-i şafii'yi dinleyen adam düşünmeye başlar. Bir kaç saniyelik tefekkürden sonra sorar: Ya imam bu saydıgın şeyler sadece sendenmi isteniyor yoksa bendende isteniyormu? İmam tebessüm eder : _Orasını ben diyemem sen düşün !...... Adam başını aşağı eğer söylenerek devam eder: _Meger her sabah benden neler isteniyormuşta haberim yokmuş.Bende düşünmeliyim bunları!.... _Ne dersiniz sizden de böyle 8 şey isteniyormu???............... July 27 MUTLULUGUN SIRRI
EĞER SEN DE, ALLAH’A İNANARAK; * Hayatın güçlüklerine katlanabilecek kadar İNANÇ, * Geleceğin daha iyi olacağına inanacak kadar ÜMİT, * Doğru bildiklerin için mücadele edebilecek kadar CESARET, * Topluma, ailene, İslam’a faydalı olabilecek kadar SAĞLIK, * İhtiyaçlarına yetebilecek, zekâtını verebilecek kadar PARA, * Başkalarının daima iyi yönlerini görebilecek GÖZ, * Çevrenizdeki insanlara yardım eli uzatacak kadar CÖMERT, * İnsanlardan karşılık beklemeden yapabileceğin İYİLİK, * Hayatın zorluklarına karşı hayatı ve insanları kuşatacak SEVGİ, * Yastık kadar yumuşak ve rahat bir VİCDAN, * Dili, belini, kalbini, keseni ve gözünü haramdan saklayabilecek İRADE, * Gördüklerinin, duyduklarının düzelmesini bekleyebilecek kadar SABIR, * Günahlarını, noksanlarını itiraf edebilecek kadar FAZİLET, * En kötü halinde bile Allah’ dan razı olabilecek kadar ŞÜKÜR varsa,
SEN MUTLUSUN DEMEKTİR ...![]() Yarabbi sana Meryem in temizliğiyle gelmek istiyorum.Günahlarla kirlenmeme izin verme. Sana Musa nın duasıyla geliyorum.Şeytana uymam için peşimden koşanlardan kurtar beni. İsmail in tefekkürüyle boynumu büküyorum.Beni ve soyumu sana kul olarak yaşat. Sana İbrahim in şevkatiyle geliyorum.Sana gelmeme engel olan şeyleri bana gösterki onları kurban edeyim. Sana İsanın ruhuyla geliyorum.Beni katına almanı diliyorum. Sana yunusun duasıyla yalvarıyorum.Beni yutan nefsimi karanlıklardan kurtarmanı bekliyorum. Beni selamet sahiline ulaştır. Sana Yusuf un gömlegiyle geliyorum.Beni düştügüm ümitsizlik kuyusundan çıkarmanı diliyorum. Sana Muhammed in(asm) kullugu ve aşkıyla geliyorum.Ubudiyetimi Miraç ın sırrıyla taçlandırmanı diliyorum |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|